<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>neden olur arşivleri - Tuzla Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://tuzlagazetesi.com.tr/tag/neden-olur/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Tuzla Gazetesi - Tuzla&#039;nın Güncel Haber ve Yaşam Portalı</description>
	<lastBuildDate>Thu, 22 May 2025 18:49:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2024/01/cropped-Tuzla-Gazetesi-512-32x32.png</url>
	<title>neden olur arşivleri - Tuzla Gazetesi</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hipotermi Nedir?</title>
		<link>https://tuzlagazetesi.com.tr/hipotermi-nedir/</link>
					<comments>https://tuzlagazetesi.com.tr/hipotermi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Yavuz]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Aug 2022 03:01:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hipotermi]]></category>
		<category><![CDATA[ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[What is hypothermia]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuzlagazetesi.com.tr/?p=9028</guid>

					<description><![CDATA[<img width="700" height="420" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/Hipotermi-Nedir.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Hipotermi Nedir neden olur" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/Hipotermi-Nedir.jpg 700w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/Hipotermi-Nedir-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/Hipotermi-Nedir-400x240.jpg 400w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /><div><img width="300" height="180" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/Hipotermi-Nedir-300x180.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Hipotermi Nedir neden olur" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" fetchpriority="high" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/Hipotermi-Nedir-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/Hipotermi-Nedir-400x240.jpg 400w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/Hipotermi-Nedir.jpg 700w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div>Hipotermi Nedir? Hipotermi Nedir? Hipoterminin ne olduğunu merak edenler için kaleme aldığımız bu makalede, hipotermi nedir, hipotermi neden olur, hiptermi ne demek sorularına cevap vereceğiz. Vücut sıcaklığınızda ani bir düşüş yaşarken bu soru aklınıza gelmiştir.  Hipoterminin en yaygın nedeni, düşük sıcaklığa uzun süre maruz kalmanın etkisi ile, vücudun optimum sıcaklığında düşüş meydana gelmesidir. Hipotermi, vücut sıcaklığının normal&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="700" height="420" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/Hipotermi-Nedir.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Hipotermi Nedir neden olur" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/Hipotermi-Nedir.jpg 700w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/Hipotermi-Nedir-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/Hipotermi-Nedir-400x240.jpg 400w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /><h1>Hipotermi Nedir?</h1>
<p>Hipotermi Nedir? Hipoterminin ne olduğunu merak edenler için kaleme aldığımız bu makalede, <strong>hipotermi nedir, hipotermi neden olur, hiptermi ne demek</strong> sorularına cevap vereceğiz. Vücut sıcaklığınızda ani bir düşüş yaşarken bu soru aklınıza gelmiştir.  Hipoterminin en yaygın nedeni, düşük sıcaklığa uzun süre maruz kalmanın etkisi ile, vücudun optimum sıcaklığında düşüş meydana gelmesidir.</p>
<p>Hipotermi, vücut sıcaklığının normal değerlerden düşük olması sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Vücut sıcaklığı normal olarak 37°C&#8217;dir ve hipotermi olması durumunda bu değer 35°C&#8217;nin altına düşer.</p>
<h4>Hipotermi neden olabilir?</h4>
<ul>
<li>Soğuk hava</li>
<li>Nem oranı</li>
<li>Vücut hareketlerinin yetersizliği</li>
<li>Islak giysiler veya vücudun kısmi kuruması</li>
<li>Alkol veya uyuşturucu kullanımı</li>
</ul>
<h4>Hipotermi belirtileri nelerdir?</h4>
<ul>
<li>Titreme</li>
<li>Halsizlik veya yorgunluk</li>
<li>Nefes darlığı veya hızlandı</li>
<li>Soğuk terleme</li>
<li>Mantar gibi kuru ve beyaz dil</li>
<li>Düşük tansiyon</li>
<li>Koordinasyon bozukluğu</li>
<li>Bilinç bozukluğu veya komaya kadar gitmekte olan uyuşma</li>
</ul>
<h4>Hipotermiyi önlemenin yolları nelerdir?</h4>
<ul>
<li>Soğuk havada kalın ve ısıtıcı giysiler giyin</li>
<li>Yeteri kadar hareket edin ve vücut sıcaklığını koru</li>
<li>Egzersiz yaparken veya dışarıda uzun süre kalırken su veya diğer sıvıları yeterli miktarda tüketin</li>
<li>Alkol ve uyuşturucu kullanmaktan kaçının</li>
<li>Soğuk havada ve nemli ortamlarda vücudun kurumamasına dikkat edin</li>
</ul>
<h4>Hipotermi tedavisi nasıl yapılır?</h4>
<ul>
<li>Soğuk ortamdan çıkın ve ısıtıcı bir ortama geçin</li>
<li>Islak giysileri değiştirin ve kurumasına yardımcı olun</li>
<li>Sıcak içecekler tüketin veya sıcak su banyosu yapın</li>
<li>Acil durumlar için doktora başvurun</li>
</ul>
<p>Hipotermi tedavisi aşağıdaki adımlarla yapılır:</p>
<ol>
<li>Kıyafet ve çıplak beden kapatılmalı: Vücudun soğuktan korunması için giyecekler takılmalı ve çıplak beden kapatılmalıdır.</li>
<li>Isı kaybı önlenecek: Isı kaybını önlemek için, vücudun kapalı ve kuru bir yerde kalması sağlanmalıdır.</li>
<li>Sıcak içecekler içilmeli: Soğuk su yerine, sıcak içecekler tüketilmelidir.</li>
<li>Isı yalıtımı yapılmalı: Vücudun ısısını koruyan yalıtım malzemeleri kullanılmalıdır.</li>
<li>Bedeni sıcak tut: Vücudun sıcak tutulması için hareket etmeli veya örtüler kullanılmalıdır.</li>
<li>Medikal yardım alınmalı: Eğer vücut sıcaklığı hala düşükse ve kendinizi iyi hissetmiyorsanız, doktora başvurun.</li>
</ol>
<h4>Bu adımlar uygulanarak hipotermi tedavisi yapılabilir.</h4>
<p>Sonuç olarak, hipotermi ciddi bir durumdur ve önlenebilir. Soğuk havada kalınacak veya dışarıda uzun süre kalınacaksa gerekli önlemler alınmalı ve hipotermi belirtileri ortaya çıktığında acil olarak tedavi edilmelidir.</p>
<p>Bu durum, şiddetli soğuk havalarda, uzun süre hareketsiz kalmanın bir sonucu olarak ortaya çıkabilir. Rusya’da bebekleri kış ortasında <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/So%C4%9Fuk" target="_blank" rel="noopener">soğuk</a> suya daldırma geleneği vardır. Ancak bu gelenek, sıcak coğrafyalarda yoktur. Sıcak bir iklime alışan insanlar, birden soğuk bir coğrafyaya seyahate gittiklerinde, hastalığa yakalanırlar.</p>
<h4>Vücut Isı Kaybedince Doğru Çalışamaz</h4>
<p>Sağlıklı bir vücut için yaz kış ortamın en ideal konfor sıcaklığı 20-25 derecedir. Vücut, ısı kaybetme durumunda, fonksiyonlarını yerine getiremez. Hipoterminin nedeni vücuttan ısı kaybıdır. Birçok insan aktif olarak egzersiz yaptıklarında veya çok düşük sıcaklıklara maruz kaldıklarında vücutlarının ısı kaybetmeye başladığını fark etmez. Bu uzun süre gerçekleşirse veya tutarlı bir şekilde gerçekleşmeye devam ederse, düşük vücut sıcaklığı sorunlara yol açar.</p>
<p>Hipoterminin birincil semptomlarından biri, çekirdek vücut ısısında hızlı düşüştür. Bu hızlı düşüş, kan dolaşımını yavaşlatır, kalp pompası iyi çalışmaz ve <strong><a href="https://tuzlagazetesi.com.tr/kalp-krizi-nedir/">kalp krizi</a></strong> kaçınılmaz olur. İnsan, oksijen ve besinle hayatta kalır, soğuk hava- hipotermiye yol açtıysa, hücrelere kan pompalayan kalp, düşük sıcaklıkta çalışamaz. Kalbin de diğer organlar gibi, stabil çalışacak sıcak bir ortama ihtiyacı vardır.</p>
<h4>Hipotermi Neden Olur?</h4>
<p>Alkol -uyuşturucu zehirlenmesi, kan kaybı, <a href="https://www.fanatik.com.tr/siroz-nedir-siroz-nasil-anlasilir-ve-neden-olur-siroz-belirtileri-nelerdir-tedavisi-nasil-yapilir-2158128" target="_blank" rel="noopener">siroz</a>, kalp yetmezliği, hipotiroidi, addison hastalığı, düşük tansiyon, sıfırın altında havada hareketsiz kalmak, kış ayında soğuk suya girmek, soğukta aşırı çalışma ve terleme gibi faaliyetler, hipotermiye yol açar. Hipotermi, vücut sıcaklığının normal seviyenin altına düşmesi sonucu oluşan bir durumdur. Hipotermi nedenleri arasında soğuk hava, suya dalma, hareket etmeme, yetersiz giyinme, uzun süreli maruz kalma, kalp veya solunum sistemi hastalıkları, hipotiroidizm, kalp yetmezliği, alkol veya uyuşturucu kullanımı bulunur.</p>
<p>Hipotermi, vücudun normal sıcaklığının düşmesine denir ve çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir. Aşağıdaki faktörler hipotermi riskini artırabilir:</p>
<ol>
<li>Soğuk hava: Soğuk hava, vücudun sıcaklığını düşürür ve hipotermiye neden olabilir.</li>
<li>Isı kaybı: Vücut, iç çamaşırı, giysi gibi koruyucu katmanlar eksik olduğunda, isı kaybı hızlanabilir.</li>
<li>Nemli ortam: Nemli hava, vücut ısısını düşürür ve hipotermiye neden olabilir.</li>
<li>Uyku: Uyku sırasında, vücut istemli olarak sıcaklığını düşürebilir ve hipotermiye neden olabilir.</li>
<li>Alkol kullanımı: Alkol, vücut ısısını düşürür ve hipotermiye neden olabilir.</li>
<li>Aktif olmayan vücut: Vücut, uzun süre aktif olmazsa, ısı kaybı hızlanabilir ve hipotermiye neden olabilir.</li>
<li>Yaşlılar: Yaşlı insanlar, isı kontrol mekanizmalarının zayıflaması nedeniyle daha yatkın hale gelirler.</li>
</ol>
<p>Hipotermi, ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir ve hatta ölümcül sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle, soğuk havalarda vücut ısısını koruyan koruyucu katmanlar kullanmak ve uygun bir şekilde kalın giysiler giymeyi unutmamak önemlidir.</p>
<h4>Hipotermi Nasıl Önlenir?</h4>
<p>Kar, buz veya soğuk su içmeyin, yaz kış serin su için. Bu serinlik +4,+7 derecedir. Kışın dışarıda sigara içtiğinizde, kan dolaşımı yavaşlar. Aşırı alkol almayın. Soğuk havalarda başınızı kulaklarınızı kapatıp dışarı çıkın. Kan dolaşımını bozan dar elbiseler giymeyin. Soğuk havalarda, ayaklarınız terliyorsa, sık çorap değiştirin, yün çorap giyin. Çok soğuk havalarda metal küpe bilezik kolye takmayın. Saçlarınız ıslak iken soğuk havada dışarı çıkmayın. Soğuk havalarda suya girmeyin. Hipotermiye yakalanmış birini, aniden ısıtmayın, onu kademe kademe ısıtmalısınız.  Eğer aniden sıcak bir ortama alırsanız, kılcal damarları patlatırsınız. İç kanamalar meydana getirirsiniz.  Kişiye iyilik yerine, kötülük yapmış olursunuz.</p>
<p>Hipotermi, vücut sıcaklığının normal değerin altında kalmasıdır ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Hipotermi önlenmesi için aşağıdaki adımları uygulayabilirsiniz:</p>
<ol>
<li>Koruyucu giysiler giyin: Soğuk hava koşullarında uygun giysiler giyin, kalın mont, bere, eldiven ve ayakkabı gibi.</li>
<li>İç mekanlarda sıcak kalın: Soğuk hava koşullarında evde, ofiste veya başka bir iç mekanın içinde sıcak kalın.</li>
<li>Egzersiz yapın: Egzersiz, vücut sıcaklığını artırarak hipotermiyi önler.</li>
<li>Bol miktarda sıvı tüketin: Sıvı tüketmek, vücut nem oranını koruyan ve hipotermiyi önlemede yardımcı olur.</li>
<li>Soğuk hava koşullarında hareketli kalın: Soğuk hava koşullarında hareketli kalarak vücut sıcaklığını artırabilirsiniz.</li>
<li>Uyku düzeninize uymaya çalışın: Yeterli uyku, vücut sıcaklığının ve enerji seviyesinin normal seviyede kalmasını sağlar.</li>
<li>Alkol tüketmeyin: Alkol vücut sıcaklığını düşürür ve hipotermiyi tetikler.</li>
<li>Uygun bir beslenme düzenine dikkat edin: Yetersiz beslenme, vücut sıcaklığının ve enerji seviyesinin düşmesine neden olabilir.</li>
</ol>
<p>Hipotermiyi önlemek için bu adımları uygulamaya çalışın ve sağlıklı kalın.</p>
<p><strong>Nedenleri ve Tedavisi</strong></p>
<p>Hipotermi, vücut sıcaklığının normalden daha düşük seviyelere düştüğü bir durumdur. Vücut sıcaklığının 35 °C&#8217;nin altına düşmesiyle ortaya çıkan hipotermi, ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir ve hatta hayati tehlike oluşturabilir. Bu makalede, hipotermiye neden olan faktörler ve tedavi yöntemleri hakkında detaylı bir inceleme yapacağız.</p>
<p>Nedenleri</p>
<ol>
<li>Maruz kalma: Uzun süreli maruz kalma soğuk ortamlar, hipotermiye neden olabilir. Özellikle aşırı soğuk hava koşullarında, açık havada kalan kişilerde vücut ısısı hızla düşebilir.</li>
<li>Suyla temas: Soğuk suya uzun süre maruz kalmak, vücut ısısını hızla düşürebilir. Örneğin, deniz kazaları, su altında kalma durumları veya suya düşme sonucu hipotermi gelişebilir.</li>
<li>Kıyafetlerin yetersiz olması: İyi bir şekilde giyinilmemiş olmak, vücudun soğuğa karşı korunmasını zorlaştırabilir. Özellikle uzun süreli dışarıda çalışma veya açık hava etkinlikleri sırasında yetersiz giyinmek hipotermi riskini artırabilir.</li>
<li>Hastalık veya ilaçlar: Bazı sağlık durumları ve ilaçlar vücut ısısını düşürebilir. Örneğin, diyabet, hipotiroidizm, Parkinson hastalığı gibi bazı durumlar hipotermiye yatkınlığı artırabilir. Ayrıca bazı ilaçlar, vücut ısısını düşüren yan etkilere sahip olabilir.</li>
</ol>
<h4>Tedavi</h4>
<p>Hipotermi ciddi bir durumdur ve acil tıbbi müdahale gerektirir. Aşağıda, hipotermi tedavisinde kullanılan yöntemlerin bazıları verilmiştir:</p>
<ol>
<li>Isıtma: İlk adım, kişinin vücut ısısını yükseltmektir. Hasta, sıcak bir ortama alınmalı ve soğuk, ıslak kıyafetler çıkarılmalıdır. Sıcak su torbaları, elektrikli battaniyeler veya sıcak suyla dolu şişeler kullanarak vücut ısısını artırmak önemlidir.</li>
<li>Sıcak içecekler: Sıcak içecekler, vücut ısısını artırmaya yardımcı olabilir. Özellikle sıcak çay veya sıcak bir çorba içmek, iç ısının korunmasına yardımcı olur.</li>
<li>Masaj: Hafif masaj, kan dolaşımını harekete geçirebilir ve vücut ısısının yükselmesine yardımcı olabilir. Özellikle eller, ayaklar ve kasık bölgeleri gibi soğuğa en çok maruz kalan bölgelerde masaj uygulanabilir.</li>
<li>Hastane tedavisi: Ciddi hipotermi durumlarında hastane tedavisi gerekebilir. Hastaneye giden hastalara genellikle intravenöz (damar yoluyla) sıvılar verilir ve vücut ısısı yakından izlenir. Gerekirse, hasta uyandırılmadan önce vücut ısısının yavaş yavaş yükseltilmesi amacıyla bir ısıtma cihazı kullanılabilir.</li>
</ol>
<p>Hipotermi, vücut sıcaklığının düşmesiyle ortaya çıkan ciddi bir sağlık sorunudur. Soğuk hava koşullarına maruz kalmak, suyla temas, yetersiz giyinme, bazı hastalıklar ve ilaçlar hipotermiye neden olabilir. Hipotermi durumunda, hızlı bir şekilde ısıtma ve tıbbi müdahale gereklidir. Bu nedenle, hipotermi riskinin olduğu durumlarda uygun önlemler almak ve gerektiğinde profesyonel yardım aramak önemlidir.</p>
<h4>Tuzla Gazetesi</h4>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tuzlagazetesi.com.tr/hipotermi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dil Yarası Neden Olur?</title>
		<link>https://tuzlagazetesi.com.tr/dil-yarasi-neden-olur/</link>
					<comments>https://tuzlagazetesi.com.tr/dil-yarasi-neden-olur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cihat YİĞİT]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Jun 2022 12:35:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[belirtisi]]></category>
		<category><![CDATA[Dil Yarası]]></category>
		<category><![CDATA[neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuzlagazetesi.com.tr/?p=13238</guid>

					<description><![CDATA[<img width="700" height="420" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/Dil-Yarasi-Neden-Olur.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Dil Yarası Neden Olur" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/Dil-Yarasi-Neden-Olur.jpg 700w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/Dil-Yarasi-Neden-Olur-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/Dil-Yarasi-Neden-Olur-400x240.jpg 400w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /><div><img width="300" height="180" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/Dil-Yarasi-Neden-Olur-300x180.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Dil Yarası Neden Olur" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/Dil-Yarasi-Neden-Olur-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/Dil-Yarasi-Neden-Olur-400x240.jpg 400w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/Dil-Yarasi-Neden-Olur.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div>Dil Yarası Neden Olur? Dil Yarası Neden Olur? Dil Yarası Tedavisi nedir? Konuşmamızı, yemek yememizi zorlaştıran sürekli acıyarak hayatı çekilmez hale getiren dil yarası neden olur tüm nedenlerine değinmek istiyoruz. Ağız Ülserleri Ağız içinde yuvarlak oval şekildeki ve genelde dil altında oluşan ağrılı yapılara aftöz ülserler denir. Ağız ülseri sıcak ve sert yiyeceklerden, ısırmalardan yada sert&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="700" height="420" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/Dil-Yarasi-Neden-Olur.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Dil Yarası Neden Olur" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/Dil-Yarasi-Neden-Olur.jpg 700w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/Dil-Yarasi-Neden-Olur-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/Dil-Yarasi-Neden-Olur-400x240.jpg 400w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /><h1><strong>Dil Yarası Neden Olur?</strong></h1>
<p>Dil Yarası Neden Olur? Dil Yarası Tedavisi nedir? Konuşmamızı, yemek yememizi zorlaştıran sürekli acıyarak hayatı çekilmez hale getiren <strong>dil yarası neden olur </strong>tüm nedenlerine değinmek istiyoruz.</p>
<h3><strong>Ağız Ülserleri</strong></h3>
<p>Ağız içinde yuvarlak oval şekildeki ve genelde dil altında oluşan ağrılı yapılara aftöz <em><strong>ülser</strong></em>ler denir. Ağız <a href="https://tuzlagazetesi.com.tr/ulser-nedir/"><strong><em>ülser</em></strong></a>i sıcak ve sert yiyeceklerden, ısırmalardan yada sert yiyeceklerden dolayı oluşur. Bazı istisnai durumlarda aşırı stresten yada hormonal nedenlerden dolayı da oluşmaktadır. Ağız içi <em>ülser</em>ler herhangi bir tedavi uygulanmadan birkaç haftada kendiliğinden iyileşmektedir. Ağrının azalması için gargara yapabilir yada hafif ağrı kesiciler kullanabilirsiniz.</p>
<h3><strong>İltihaplanma</strong></h3>
<p>Dil Yarası Tedavisi nedir? Dil yüzeyindeki tat tomurcuklarında kırmızı, beyaz kabarcıklar şeklinde iltihaplı şişlikler oluşmaktadır. Bu iltihaplı yapılara neden olan ilk hastalık pamukçuk hastalığıdır. Pamukçuk dilde beyaz lekeler yapan bir mantar enfeksiyonudur. Bu mantar bebeklerde, ağız içi protez kullananlarda ve bağışıklığı güçsüzleşen kişilerde oluşmaktadır. Astım tedavisi amacıyla inhaler steroid tipi toz yada buhar ilaçları kullananlarda ve bazı antibiyotiklerin yan etkisi olarak pamukçuk meydana gelmektedir. Human papilloma virus denen hpv virüsü ağız içinde ve dil ucunda yara yapmaktadır.</p>
<h3><a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Travma_(t%C4%B1p)" target="_blank" rel="noopener"><strong>Travma</strong></a></h3>
<p>Heyecanlandığımızda yada gece uyurken bazen dilimizi ısırırız ve <strong>dil yarası </strong>oluşur. Sıcak bir yiyecek, kaynar çay sonrası yanmaya bağlı travma oluşur. Nadiren darbe sonucunda da ağız içinde ve dilde yaralar oluşmaktadır.</p>
<h3><strong>Besin Alerjisi</strong></h3>
<p>Kuruyemişler, çiğ sebzeler ve çeşitli birçok besin insanlarda alerji yapabilmektedir. Her alerji ciddi ölümcül tehlike oluşturmasa da dilde ve ağızda şişlik yapmaktadır. Genelde çocukluk ve ergenlik döneminde kişiler ilk alerjik durumlarıyla karşılaşırlar. Besin alerjisi dil yarası dışında boğazda gıcıklık, kaşıntı ve öksürük yapabilir.</p>
<h4><strong>Mineral ve Vitamin Eksiklikleri</strong></h4>
<p>Demir, folat ve B12 eksikliğinde dil rengi kızarmaya başlar ve dilde yanma meydana gelir. Çinko eksikliğinde ise ağız içinde yaralara neden olabilir.</p>
<h3><strong>Liken Planus</strong></h3>
<p>Ciltte döküntülere sebep olan dermatolojik hastalıklardan biri olan liken planus dilde dantel görünümde beyaz lekelere neden olmaktadır. Bu hastalık aynı zamanda diş etlerinde ağrı ve kızarıklık yapmaktadır. Liken planusun ağız içinde oluşturduğu beyaz lekeler <strong>dil ağrısı </strong>ve lezyon oluşturmaktadır.</p>
<h3><strong>Behçet Hastalığı</strong></h3>
<p>Vücuttaki kan damarlarında iltihaplanma oluşturan behçet hastalığı ağız ve dilde aft denen yaralar yapmaktadır. Aft yaraları başlangıçta küçük boyutluyken zamanla büyümektedir. Behçet hastalığına bağlı oluşan aftlar birkaç hafta içerisinde kendiliğinden geçmektedir. Daha sonra tekrardan oluşma ihtimali bulunmaktadır.</p>
<h3><strong>Moeller Glossiti</strong></h3>
<p>Dildeki tat tomurcuklarının atrofi olma yani küçülüp büzüşmesi durumuna moeller glossiti denilmektedir. Moeller glossiti durumunda atrofik olan dil tomurcukları pürüzsüz bir hale gelmektedir. Tomurcuklu tırtıklı halini kaybeden dil iritasyon, ağrı ve yanma yapmaktadır.</p>
<h3><strong>Pemfigus Vulgaris</strong></h3>
<p>Kronik bir hastalık olan pemfigus vulgaris ağızda ve genital bölgede yaralara neden olmaktadır. Bu hastalıkta dilde içi su toplamış küçük veziküller oluşmaktadır. Bu veziküller daha sonra patlayıp ağız içinde enfeksiyona neden olmaktadır. Enfeksiyon erken dönemde tedavi edilmediğinde yutkunmayı ve yemek yemeyi zorlaştırmaktadır.</p>
<h3><strong>Sjögren Sendromu</strong></h3>
<p>Göz yaşı ve tükürük bezlerinde inflamasyon oluşturan otoimmün bir hastalık olan sjögren göz ve ağızda kuruluk oluşturmaktadır. Kronik bir hastalık olan sjögren sendromu ağız içinde kuruluk yapmaktadır. Dil kuruması ve çatlağa sebep olduğu için dilde ülser ve enfeksiyonal hastalıklar oluşmaktadır.</p>
<h3><strong>Ağız Kanseri</strong></h3>
<p>Ağız kanseri dil yarası, ağız içi kanamalar, ağrı vb. birçok belirtisi vardır. Dilde ve ağız içindeki yaralar ilaç kullanılmasına rağmen 2 hafta içinde geçmezse çok daha ciddi bir hastalık yada kanser varlığına işaret olabilir.</p>
<h4><strong>Dil Yarasına Ne İyi Gelir?</strong></h4>
<p>Yukarıda <strong>dil yarası nedenleri </strong>nelerdir ayrıntılı anlattık. Fakat dil yarasının tıbbi tedavisinden önce evde dil yarası için neler yapabileceğinize değinmek istiyoruz. Bu uygulamalar sayesinde geçici bir nedene bağlı olan genelde tahriş, yanma vb. sebeplerle oluşan dil yaraları daha çabuk geçer.</p>
<p><strong> </strong><strong>Buz Emmek: </strong>Soğuk uygulama amacıyla buz emmek şişkin ve kızarık yaraların daha çabuk sönmesine ve ağrısının azalmasına neden olmaktadır.</p>
<p><strong>Tuzlu Suyla Gargara: </strong>1 çay kaşığı tuzu 1 su bardağına ekledikten sonra çözünmesini sağlayın. Tuzlu suyla gargara yapmak diş etlerinin güçlenmesini sağlar ve ağız içi enfeksiyonları daha hızlı temizler.</p>
<p><strong>Ağız Hijyeni: </strong>Düzenli diş fırçalamak, ağız bakım solüsyonlarıyla ağzı yıkamak birçok dil ve ağız enfeksiyonlarına yakalanma riskini azaltacaktır. <a href="https://tuzlagazetesi.com.tr/agiz-kokusu-neden-olur/"><strong><em>Ağız Kokusu Neden olur?</em></strong></a></p>
<p><strong>Dikkatli Besin Seçimi: </strong>Alerjiniz olan gıdalardan tamamen uzak durmalısınız. Alerjik gıdalar dışında aşırı baharatlı, acı, ekşi, tuzlu cipsler ve gıdalardan uzak durmanız iyileşme sürecini hızlandıracaktır.</p>
<h4><strong>Dil Yarasında Doktora Ne Zaman Gidilmelidir?</strong></h4>
<p>Basit uygulamalarla 10 gün içinde geçmeyen dil yarasıyla karşılaştığınızda veya bazı farklı belirtilerle karşılaştığınızda dil yarası için geciktirmeden doktora görünmelisiniz. Ağız içi yaralar büyümeye ve çoğalmaya başladığında mutlaka hızlıca doktora görünmelisiniz. Dilden dudak kısmına sıçrayan yaralar enfeksiyon belirtisidir. Dil, ağız yarasıyla beraber yeme içme yutkunma zorluğu yaşarsanız yada ateş olursa mutlaka doktora görünün.</p>
<p>Dil ve ağız içi yaralarında 3 bölüme gidebilirsiniz. Kulak burun boğaz, dahiliye ve cildiye. Bu üç bölüm ağız ve dil yarasına bakar.</p>
<h4><strong>Dil Yarası Tedavisi</strong></h4>
<p>Dil Yarası Tedavisi nedir? Dil yarası için tıbbi tedavide ilk olarak ibuprofen etken maddeli non strerodial anti inflamatuar ilaçlar kullanılmaktadır. Daha kötü durumdaki yaralarda şişkinlik ve ağrının azalması için kortikosteroid ilaçlar kullanılmaktadır. Enfeksiyon kaynaklı yaralarda enfeksiyonun türüne göre çok farklı ilaçlar kullanılabilmektedir. Ağız yaralarına sürülerek tedavi eden topikal jeller bulunmaktadır.</p>
<p>Bu jeller yara bölgesiyle diğer ağız bölgeleri arasında bariyer oluşturup hem tahrişi engeller hem de iyileşme sürecini hızlandırır. Pamukçuk oluşumunda tükürük salgısını arttıran ilaçlar yazılarak boğaz kuruluğu engellenmeye çalışılır. Bakteriyel enfeksiyonlarda antibakteriyel ilaçlar kullanılır. Hiçbir tedaviyle geçmeyen ağız ve dil yaraları ağız kanseri belirtisi olabilmektedir. Ağız kanserinin tanı ve tedavisi ise çok farklı bir süreçtir.</p>
<p>Dil yarası, birçok kişinin hayatında deneyimlediği bir rahatsızlıktır. Dil yaraları, dildeki dokularda hasara neden olan çeşitli faktörler tarafından tetiklenebilir. Bu faktörler arasında ağız içi travma, enfeksiyon, alerjik reaksiyonlar, beslenme eksiklikleri ve stres gibi nedenler bulunur.</p>
<p>Dil yaralarının en yaygın nedenlerinden biri ağız içi travmadır. Yemek yeme sırasında kazara dişlere çarpma veya sıcak yiyeceklerin dil üzerinde yanıklara neden olması gibi durumlar dil yaralarına yol açabilir. Diğer bir neden de enfeksiyonlardır. Virüsler ve bakteriler dil yaralarına neden olabilirler.</p>
<h4><strong>Dil Yarasına Hangi Doktor Bakar?</strong></h4>
<p>Alerjik reaksiyonlar da dil yaralarının nedenleri arasında yer almaktadır. Bazı gıdalar veya ağız bakım ürünleri gibi maddeler, kişinin alerjik tepkime göstermesine neden olabilir ve dil yaralarına sebep olabilir. Beslenme eksiklikleri de dil yaralarına yol açabilir. Özellikle B vitamini, demir ve folik asit eksiklikleri dil yaralarının sıklığını artırabilir.</p>
<p>Stres de dil yaralarının nedenleri arasında sayılabilir. Stres, bağışıklık sistemini zayıflatarak, dil yaralarının oluşumuna neden olabilir. Ayrıca stres, kişinin ağız içinde dişlerini sıkması veya çenelerini sıkmalarına neden olabilir, bu da dil yaralarına neden olabilir.</p>
<p>Dil yaraları genellikle ağız hijyeni ve beslenme değişiklikleri gibi evde tedavi edilebilirler. Ağrıyı hafifletmek için ağız yıkama solüsyonları veya ağrı kesiciler kullanılabilir. Ancak, dil yaraları ciddi bir enfeksiyonun belirtisi olabilir, bu nedenle uzun süren yaralar veya ağrılı yaralar durumunda bir doktora başvurmak önemlidir.</p>
<p>Dil yaraları birçok nedenle oluşabilen yaygın bir ağız rahatsızlığıdır. Ağız hijyenine ve beslenme değişikliklerine dikkat ederek, dil yaralarının önlenmesi mümkündür. Ancak, dil yaraları uzun sürer veya ağrılıdır, mutlaka bir doktora danışmak gerekir.</p>
<p>Tuzla Gazetesi</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tuzlagazetesi.com.tr/dil-yarasi-neden-olur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kulak Ağrısı Nedir?</title>
		<link>https://tuzlagazetesi.com.tr/kulak-agrisi-nedir/</link>
					<comments>https://tuzlagazetesi.com.tr/kulak-agrisi-nedir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Yavuz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Feb 2022 11:09:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kulak Ağrısı Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Nasıl Geçer]]></category>
		<category><![CDATA[neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[What is Ear Pain]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuzlagazetesi.com.tr/?p=11025</guid>

					<description><![CDATA[<img width="700" height="420" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/02/Kulak-Agrisi-Nedir.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Kulak Ağrısı Nedir" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/02/Kulak-Agrisi-Nedir.jpg 700w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/02/Kulak-Agrisi-Nedir-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/02/Kulak-Agrisi-Nedir-400x240.jpg 400w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /><div><img width="300" height="180" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/02/Kulak-Agrisi-Nedir-300x180.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Kulak Ağrısı Nedir" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/02/Kulak-Agrisi-Nedir-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/02/Kulak-Agrisi-Nedir-400x240.jpg 400w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/02/Kulak-Agrisi-Nedir.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div>Kulak Ağrısı Nedir? Neden Olur? Nasıl Geçer? Kulak Ağrısı Nedir? Neden Olur? Nasıl Geçer? Ağrı kulağın bir kısmında ise, o zaman kulak enfeksiyonunun neden olduğu ağrıdır. Ayrıca kulak çevresindeki bölgedeki (dişler, burun, tükürük bezleri, çene, boyun kasları veya sinirler) ağrıdan da kaynaklanabilir. Ağrı bir veya iki kulağı etkileyebilir, akut ve güçlüdür ve kronik olabilir. Dış&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="700" height="420" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/02/Kulak-Agrisi-Nedir.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Kulak Ağrısı Nedir" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/02/Kulak-Agrisi-Nedir.jpg 700w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/02/Kulak-Agrisi-Nedir-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/02/Kulak-Agrisi-Nedir-400x240.jpg 400w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /><h1><strong>Kulak Ağrısı Nedir? Neden Olur? Nasıl Geçer?</strong></h1>
<p><strong>Kulak Ağrısı Nedir? Neden Olur? Nasıl Geçer? </strong>Ağrı kulağın bir kısmında ise, o zaman <strong><a href="https://tuzlagazetesi.com.tr/kulak-enfeksiyonu-nedir/">kulak enfeksiyonu</a></strong>nun neden olduğu ağrıdır. Ayrıca kulak çevresindeki bölgedeki (dişler, burun, tükürük bezleri, çene, boyun kasları veya sinirler) ağrıdan da kaynaklanabilir.</p>
<p>Ağrı bir veya iki kulağı etkileyebilir, akut ve güçlüdür ve kronik olabilir.</p>
<h4><strong>Dış Kulak Ağrısı</strong></h4>
<p>Ağrı dış kulakta olduğunda, olası nedenler çoktur.</p>
<p><strong>Kulak kiri</strong></p>
<p>Kulak kiri, kulak zarını korumak için dış işitsel tünelin bezleri tarafından salgılanan doğal yağlı bir temizleyicidir. Bu yapı genellikle kulak kepçesi tarafından doğal olarak filtrelenir, ancak topaklanması tünelin tıkanmasına yol açar. Bu da büyük bir <a href="https://tr.wiktionary.org/wiki/ac%C4%B1" target="_blank" rel="noopener">acı</a>ya neden olur (bu, pamuklu çubukların yanlış kullanımından kaynaklanabilir). Doktor tarafından yapılan muayenede kulak kiri kolayca temizlenebilir.</p>
<p><strong>Diğer nedenler</strong></p>
<p>Sürekli nem, sık duşlar (özellikle yüzme havuzlarında), sabun veya diğer doğal olmayan elementlerin kullanımı enfeksiyonlar sonucu kulak ağrısına neden olabilir.</p>
<p>Ovma, yıkama ve dezenfekte etme, ciltte doğal olarak bulunan bakteriler tarafından enfekte olabilen çok küçük kesiklerle sonuçlanır.</p>
<h4><strong>Orta Kulak Ağrısı</strong></h4>
<p>Orta kulağın akut iltihaplanması durumunda bu ağrılar şiddetli olabilir.</p>
<p><strong>Bulaşıcı orta kulak enfeksiyonları</strong></p>
<p>Enfeksiyon bakteri veya virüslere bağlı olarak ilk aşamada akuttur, daha sonra kronikleşebilir. Bu enfeksiyonlar, seslerin zayıf iletimine ek olarak, ilk başta dayanılmaz olan ateş ve ağrıya neden olur.</p>
<p><strong>Orta kulak enfeksiyonu:</strong> Dış basınçtaki hızlı bir değişiklik (oksijen tüpü dalışı veya uçak iniş sırasında), özellikle soğuk algınlığınız varsa kulak zarının tahriş olmasına ve hatta yırtılmasına neden olabilir. Kulak ağrısı ani ve çok güçlüdür ve bazen baş dönmesi, kulakta gürültü ve kanama eşlik eder.</p>
<p><strong>Nezle:</strong> Genellikle burun arkasındaki tıkanıklık nedeniyle kulak zarı üzerinde biraz ağrılı bir baskı <a href="https://www.milliyet.com.tr/egitim/his-ne-demek-tdk-sozluk-anlami-nedir-his-cesitleri-nelerdir-6528922" target="_blank" rel="noopener">his</a>si yaratan işitsel kanalın iltihaplanması veya tıkanmasıdır.</p>
<h4><strong>Peki, Ya Çocuklar?</strong></h4>
<p>Çocuklar altı veya yedi yaşına kadar kulak ağrısına özellikle duyarlıdır ve bu ağrılar her zaman bir kulak enfeksiyonuna bağlı değildir. Çocuklarda ve bebeklerde, rinit (iyi tedavi edilmiş olsa da) veya diş çıkarma, kulak enfeksiyonuna benzer semptomlar gösterebilir hatta ağrılı bir kulak enfeksiyonuna dönüşebilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tuzlagazetesi.com.tr/kulak-agrisi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kulakçık Kasılması Nedir Neden Olur? </title>
		<link>https://tuzlagazetesi.com.tr/kulakcik-kasilmasi-nedir-neden-olur/</link>
					<comments>https://tuzlagazetesi.com.tr/kulakcik-kasilmasi-nedir-neden-olur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Yavuz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Jan 2022 12:46:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kulakçık Kasılması Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[neden olur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuzlagazetesi.com.tr/?p=10862</guid>

					<description><![CDATA[<img width="700" height="420" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/01/Kulakcik-Kasilmasi-Nedir-Neden-Olur.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Kulakçık Kasılması Nedir Neden Olur" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/01/Kulakcik-Kasilmasi-Nedir-Neden-Olur.jpg 700w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/01/Kulakcik-Kasilmasi-Nedir-Neden-Olur-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/01/Kulakcik-Kasilmasi-Nedir-Neden-Olur-400x240.jpg 400w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /><div><img width="300" height="180" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/01/Kulakcik-Kasilmasi-Nedir-Neden-Olur-300x180.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Kulakçık Kasılması Nedir Neden Olur" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/01/Kulakcik-Kasilmasi-Nedir-Neden-Olur-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/01/Kulakcik-Kasilmasi-Nedir-Neden-Olur-400x240.jpg 400w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/01/Kulakcik-Kasilmasi-Nedir-Neden-Olur.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div>Kulakçık Kasılması Nedir Neden Olur?  Kulakçık Kasılması Nedir Neden Olur? Üst kısımda bulunan boşluklar kulakçık, alt kısımda bulunan boşluklar ise karıncık şeklinde adlandırılıyor. Karıncık ve kulakçıkların arasında, kanın düzenli olarak geçiş yapmasını sağlayacak kapakçıklar yer alır. Kalbimizin sağ kısmı oksijenden fakir kanın akciğerlere iletilmesi ile görevliyken, kalbin sol kısmı ise akciğerlerden gelmekte olan oksijenden zengin&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="700" height="420" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/01/Kulakcik-Kasilmasi-Nedir-Neden-Olur.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Kulakçık Kasılması Nedir Neden Olur" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/01/Kulakcik-Kasilmasi-Nedir-Neden-Olur.jpg 700w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/01/Kulakcik-Kasilmasi-Nedir-Neden-Olur-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2022/01/Kulakcik-Kasilmasi-Nedir-Neden-Olur-400x240.jpg 400w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /><h1><strong>Kulakçık Kasılması Nedir Neden Olur? </strong></h1>
<p><strong>Kulakçık Kasılması Nedir Neden Olur? </strong><em>Üst kısımda bulunan boşluklar kulakçık, alt kısımda bulunan boşluklar ise karıncık şeklinde adlandırılıyor. Karıncık ve kulakçıkların arasında, kanın düzenli olarak geçiş yapmasını sağlayacak kapakçıklar yer alır.</em> Kalbimizin sağ kısmı oksijenden fakir kanın <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Akci%C4%9Fer" target="_blank" rel="noopener">akciğer</a>lere iletilmesi ile görevliyken, kalbin sol kısmı ise akciğerlerden gelmekte olan oksijenden zengin kanın vücudumuzun diğer alanlarına pompalanması görevini üstlenmektedir. Kalp temel şekilde, perikard, myokard ve endokard isimleri bulunan üç bölümde inceleniyor. Bunları şu şekilde açıklayabiliriz:</p>
<ul>
<li>Perikard: Kalbin en dış kısmında bulunan koruyucu zar tabakadır. Kalp ile arasında yer alan ince boşlukta sıvı bulunmaktadır. Zar ile kalp dokusunun arasında var olan sıvı, kalbin çalışması ile ortaya çıkan sürtünmeyi azaltma ve kalbi dış etkilerden koruma özelliklerini içerir.</li>
<li>Myokard: Kalbin kas dokusunu myokard şeklinde ifade ederiz. Orta tabakayı oluşturmakta olan myokard dokusu kasılma ile kanın diğer organlara pompalanma işlevini gerçekleştirir.</li>
<li>Endokard: İnce bir bağ dokusuna sahip olan endokard tabakası, myokardın iç yüzeyini kaplayan bir tabakadır.</li>
</ul>
<p>Kalbe gelen kan ilk olarak kulakçıklara ulaşır. Kulakçığın kasılması sonrasında karıncık ve kulakçık arasında yer alan kapak açılarak kulakçıkta bulunan kan karıncığa geçiş yapar. Karıncıktaki kan, kalbin kuvvetli olarak kasılma gerçekleştirmesi ile büyük damarlara geçer. Kalbe gelmekte olan kanı akciğerlere ve vücudumuzun diğer alanlarına ulaşmasını sağlayan damarların yanı sıra kalp hücrelerinde oksijen ve besin desteğini sağlayan kalbe ait damarlar da bulunur. Bu damarlar ise koroner arter (damar) şeklinde isimlendirilmiştir.</p>
<p>Myokard, kalbin kasılması ile birlikle kanın pompalanmasını sağlayan kas dokusunu ifade etmektedir. Infarktüs ise bir dokunun yeteri oksijen almamasından ötürü geri döndürülmesi mümkün olmayacak şekilde zarar görmesi olarak tanımlanır. Kalp krizi, bütün dünyada ölüm sebepleri arasında en önde gelen bir durum olarak karşımıza çıkar.</p>
<h4><strong>Kalp Krizi Risk Faktörleri Nelerdir?</strong></h4>
<p>Birbirinden farklı risk faktörleri kalp krizi ile karşı karşıya gelmeye zemin hazırlayabiliyor. <strong><em><a href="https://tuzlagazetesi.com.tr/kalp-krizi-nedir/">Kalp Krizi Nedir</a></em></strong>? Bu risk faktörlerini şu şekilde sıralayabiliriz:</p>
<ul>
<li>Sigara kullanılması,</li>
<li>İleri yaşa sahip olunması (erkekler için 45, kadınlar için 55 yaşlarında daha sık rastlanır.),</li>
<li>Hipertansiyon (Yüksek kan basıncının bulunması),</li>
<li>Kan dolaşımı esnasında yer alan yağ yapıdaki maddelerin artış göstermesi (LDL kolesterol ve trigliseritler),</li>
<li>Şeker hastalığının bulunması (Diabetes mellitus),</li>
<li>Abdominal obezite (Bel-kalça oranlarının erkekler de 0.90, kadınlarda ise 0.85’in üstünde bulunması.),</li>
<li>Stres, depresyon gibi psikolojik faktörlerle iç içe olmak,</li>
<li>Yeteri sebze ve meyve tüketmemek,</li>
<li>Fiziksel aktivite de eksikliklerin olması,</li>
<li>Aile içerisinde kalp krizi ile karşılaşan kişilerin yer alması.</li>
</ul>
<h4><strong>Kalp Krizi Nedenleri Nelerdir?</strong></h4>
<p>Kalp krizleri genel olarak, kalbin oksijen ve besin desteğini sağlamak ile görevli koroner arterlerde (damarlarda) ortaya çıkan sorunlardan kaynaklanmaktadır. Koroner damarların birçok sebepler ile tıkanma yaşaması sonucu kalbin bir kısmına kan akımı durur ve bu durum o alanda bulunan kas dokusunun ölmesi ile sonuçlandırılır.</p>
<p>Koroner damarların tıkanma gerçekleştirmesi daha çok damar duvarında yağ yapıda bulunan maddelerin (kolesterol) birikmesi ile meydana gelir ve bu birikimden ötürü damarlarda daralma oluşması “ateroskleroz” şeklinde isimlendirilir. Ateroskleroz haricinde küçük damarların iltihaplanmasıyla seyir gösteren hastalıklarda, kokain kullanıldığı esnada, damar anormal durumlarında, damarların emboliye bağlı şekilde tıkanma yaşamasının sonrasında da kalp krizi ile karşılaşılır.</p>
<p>Hipertroidizm ve anemi gibi vücudumuzda oksijene olan ihtiyacın artış gösterdiği durumlarda kalp oldukça fazla çalışma gerçekleştirerek bu ihtiyacı dengelemek ister. Kalp çalışması için gösterilen talep artışı da kalp krizini meydana getirebiliyor.</p>
<h4><strong>Kalp Krizi Belirtileri Nelerdir?</strong></h4>
<p><em>Kalp krizi</em> esnasında vücutlarımızda çeşitli belirtiler ortaya çıkar. Bu belirtileri şu şekilde sıralayabiliriz:</p>
<ul>
<li>Göğüs kısmındaki baskı, ağrı, rahatsızlık, yanma ya da sıkışma hissetmek gibi belirtiler kalp krizi yaşandığı sırada ortaya çıkabilir. Bu durum ise anjina pektoris şeklinde isimlendirilir. Bu hisler 20 dakikadan fazla devam edebilir.</li>
<li>Çene hizası ile başlayıp omuz ve kolu da kapsamakta olan alanda ağrı ve uyuşma gibi belirtiler kalp krizini haber verdiğinden dikkat etmek gerekir.</li>
<li>Nefes darlığı veya nefes almada sıkıntı yaşama kalp krizi anında orta çıkan bir diğer belirti olarak bilinir.</li>
<li>Terleme, bulantı, kusma, öksürme, boğulduğunu hissetme, kalp atışlarında düzensizlik, baş dönmesi, endişe hissetmek, sersemlik gibi durumlar da kalp krizi meydana gelirken karşılaşılan belirtilerdendir.</li>
</ul>
<h4><strong>Kalp Krizi Tanısı Nasıldır?</strong></h4>
<p>Kalp krizi tanısında birçok kriter belirlenmiştir. Bu kriterler içerisinden en az iki tanesi görülmesi tanısal şekilde değerli kabul etmektedir. Tanı için belirlenen kriterler şu şekildedir:</p>
<ul>
<li>Kalp krizi belirtilerinin var olması,</li>
<li>EKG (elektrokardiyogram) değişimleri,</li>
<li>Görüntüleme yöntemleri kullanılarak kalp duvarında meydana gelen hareket bozukluklarını fark etmek,</li>
<li>Anjiografi (damar görüntülemesi) ya da otopsi anında koroner damarlarda pıhtının fark edilmesi.</li>
</ul>
<p>Göğüs ağrısı şikâyeti ile sağlık kuruluşlarına başvuruda bulunan bütün hastalar sık aralıklar ile EKG ile değerlendirilmektedir. EKG uygulaması, göğsün üstüne yerleştirilmiş elektrotlar ile kalbin çalışmadaki düzenini ve hızını bizlere bildiren tanı aracıdır. Özellikle kadınlarda meydana gelen kalp krizi anında göğüs ağrısı bazı kişilerde belirtiler arasında yer almaz.</p>
<p>Kalp krizi tanısı için laboratuvar incelemesinde kas hücrelerinde yer alan ve troponin şeklinde adlandırılan bir belirtecin kan dolaşımı düzeyinden faydalanılabilir. Kan testleri yardımı ile kan damarlarında zararlı etkiye sahip yağ ve protein yapıdaki maddelerin analizi de yapılabilir. Kalp yapılarının değerlendirilmesinde ekokardiyografiden ve damarlar ile ilgili problemlerin tespitine yönelik olarak da hekim tarafından uygun görülen durumlarda, anjiografi işlemi gerçekleştirilebilir.</p>
<h4><strong>Kalp Krizi Tedavisi Nasıldır?</strong></h4>
<p>Gelişmekte olan tedavi imkanlarına rağmen kalp krizi, yüksek ölüm oranına sahip olan bir rahatsızlık olup yaşanan ölümlerin genel olarak sağlık kuruluşlarına gelmeden gerçekleştiği tespit edilen bir durumdur. Bu sebeple belirtilere karşı dikkat etmeli ve fark edilmesi ile en yakın sağlık kuruluşlarına başvuru yaparak tıbbi yardım talep edilmelidir.</p>
<p>Kalp krizine ait belirtiler ile karşılaşanların acil servislere başvuru yapması ile tedaviye hızlı şekilde başlanır. Kişilerin kan oksijen değerleri ölçümleri yapılarak oksijen desteği verilir. Ağrısı yüksek olan kişiler için çeşitli opioid ağrı kesicilerden faydalanılır.</p>
<p>Kalp krizi tedavisinde temel amaç kalbi beslemekle görevli damarlarda oluşan sorun doğrultusunda tıkalı bölgenin açılarak o bölgeye kan akışını acil şekilde tekrar sağlamaktır. Bu amaç göz önünde bulundurulduğunda PCI şeklinde isimlendirilen damarların içerisine giriş yapılarak müdahale edilir ya da pıhtı çözen ilaçların kullanılması gibi yöntemlere başvurulur.</p>
<p>Avrupa ülkeleri yaptığı çalışmalar ile kalp krizinden ambulansla hastaneye ulaştırılan kişilerde taşıma anında pıhtı çözücü ilaçları kullanmak kalp krizine bağlı ölümlerin azaldığını tespit etmiştir. Kalp krizi yaşayan kişiler yalnızca atak esnasında değil devam eden süreçte de (özellikle de ilk 1 yıl) riski sürdürür. Atak sonrasında oluşan risk düzeyinde ki en temel faktör kalp kasında ne kadar zarar meydana geldiği ve bu hasarın kanın pompalanmasında nasıl bir etki meydana getirdiğidir.</p>
<p>Şeker hastalığı yaşamak, ileri yaş düzeyi, kalp yetmezliği gibi durumlarda hastalık seyrini kötü etkileyebilir. Bu sebep iyileşme sürecindeki kişilerde <a href="https://www.hurriyet.com.tr/egitim/risk-nedir-risk-tanimi-ve-tdk-sozluk-anlami-41826628" target="_blank" rel="noopener">risk</a>i azaltabilmek için beslenmeye dikkat etmek, egzersiz yapmak ve stres yönetimleri gibi uygulamalar yeni atak risklerini aza indirebilmek adına hekim tarafından önerilen uygulamalardır. Kulakçık Kasılması Nedir Neden Olur? Başlıklı makalemizde anlatmaya çalıştık.</p>
<p>Bunların yanı sıra sigarayı bırakmak, kan basıncı, vücut ağırlığı ve kan şekeri kontrollerinin kalp krizini önlemede önemli oldukları konusunda hastalar bilinçlendirilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tuzlagazetesi.com.tr/kulakcik-kasilmasi-nedir-neden-olur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayak Kokusu Neden Olur</title>
		<link>https://tuzlagazetesi.com.tr/ayak-kokusu-neden-olur/</link>
					<comments>https://tuzlagazetesi.com.tr/ayak-kokusu-neden-olur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Yavuz]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Oct 2021 23:08:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Ayak Kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[Causes Foot Odor]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal]]></category>
		<category><![CDATA[neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuzlagazetesi.com.tr/?p=10218</guid>

					<description><![CDATA[<img width="700" height="420" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Ayak-Kokusu-Neden-Olur.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Ayak Kokusu Neden Olur" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Ayak-Kokusu-Neden-Olur.jpg 700w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Ayak-Kokusu-Neden-Olur-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Ayak-Kokusu-Neden-Olur-400x240.jpg 400w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /><div><img width="300" height="180" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Ayak-Kokusu-Neden-Olur-300x180.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Ayak Kokusu Neden Olur" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Ayak-Kokusu-Neden-Olur-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Ayak-Kokusu-Neden-Olur-400x240.jpg 400w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Ayak-Kokusu-Neden-Olur.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div>Ayak Kokusu Neden Olur ve Ayak Kokusu Nasıl Giderilir? Ayak Kokusu Neden Olur? Ayak kokusu yaşayan bireyler, kokunun nedenini pek araştırmamaktadır. Ayak kokusuna neden olan şeyin bir rahatsızlık olabileceğini de düşünmeniz gerekmektedir. Ayakların kokmasına neden olan birçok farklı etken mevcuttur. Bunlarından arasında sağlık sorunları da vardır. Ayak kokmasının en temel nedenleri, aslında kişinin ayaklarına iyi bakmamasından&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="700" height="420" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Ayak-Kokusu-Neden-Olur.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Ayak Kokusu Neden Olur" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Ayak-Kokusu-Neden-Olur.jpg 700w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Ayak-Kokusu-Neden-Olur-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Ayak-Kokusu-Neden-Olur-400x240.jpg 400w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /><h1>Ayak Kokusu Neden Olur ve Ayak Kokusu Nasıl Giderilir?</h1>
<p><strong>Ayak Kokusu Neden Olur? Ayak kokusu</strong> yaşayan bireyler, kokunun nedenini pek araştırmamaktadır. Ayak kokusuna neden olan şeyin bir rahatsızlık olabileceğini de düşünmeniz gerekmektedir. Ayakların kokmasına neden olan birçok farklı etken mevcuttur. Bunlarından arasında sağlık sorunları da vardır.</p>
<p><strong>Ayak kokmasının en temel nedenleri</strong>, aslında kişinin ayaklarına iyi bakmamasından kaynaklanmaktadır. Ayakkabı ve çorap seçimi bunun başlıca örnekleri arasında yer alır. Ayaklarınız kokmaya başladığından itibaren kokuyu gidermeye yönelik çalışmalar yapmazsanız, kokular kalıcılığını ve etkisini artırarak devam edecektir. Bu aşamada ilk olarak kokuya neden olan etkeni bulmanız gerekmektedir. Ardından kokuyu gidermeye yönelik çalışmalar yapabilirsiniz.</p>
<h4><strong>İşte ayak kokusuna neden olan durumlar;</strong></h4>
<ul>
<li>Ayakkabı ve çorap seçimi</li>
<li>Sık giyilen ayakkabı ve çorap</li>
<li>Yeterli Temizlenmeyen ayaklar</li>
<li>Hastalıklar</li>
<li>İlaç kullanımı</li>
<li>Hormonsal durumlar</li>
<li>Beslenme şekli</li>
</ul>
<h4>Ayakkabı ve Çorap Seçimi</h4>
<p>Ayak kokusunun başlıca nedenleri arasında, ayakkabılar ve çoraplar gelmektedir. Size ve mevsime uygun olmayan ayakkabılar seçmeniz ayağınızda koku oluşmasına neden olabilir. Terleyen ayaklar için teri emerek rahatlatacak çoraplar tercih etmelisiniz. Giydiğiniz ayakkabılar mevsimine uygun ayakkabılar olmalı. Çok sıcak havalarda kapalı ayakkabılar giyerek ayağınızı havasız alana esir etmemelisiniz.</p>
<h4>Sık Giyilen Ayakkabı ve Çorap</h4>
<p>Birkaç gün üst üste aynı çorabı giymek ayağınıza kötü kokuların oluşmasına sebebiyet verebilir. Çoraplar kısa sürede kirleneceği için her gün çoraplarınızı değiştirmelisiniz. Bunun yanı sıra ayakkabıda da durum buna benzemektedir. Her gün aynı ayakkabıyı giyerseniz ayaklarınızın kokması muhtemel olacaktır. Her gün çoraplarınızı yenilemelisiniz ve her gün üst üste aynı ayakkabıyı giymemelisiniz. Eve geldiğinizde ayakkabınızı çıkarıp havasız kalan dolapların içerisine koymak yerine balkonunuza koyarak içerisini havalandırabilirsiniz.</p>
<h4>Yeterli Temizlenmeyen Ayaklar</h4>
<p>Tırnak ve parmak aralarına yerleşen bakteriler, ayak kokusunun oluşmasında başroldedirler. Ayak kokusunu gidermek veya oluşmasına sebebiyet vermemek için ayak bakımınızı titizlikle yapmalısınız. Her gün bol suyla ayaklarınızı temiz olduğundan emin olana kadar iyice yıkamalısınız. Bu işlemi her yapmanız gerekmektedir. Çünkü ayakkabı içerisinde ayağımız rahatlıkla terlemektedir. Bundan dolayı kirlenmesi de kolay olacaktır.</p>
<h4>Hastalıklar</h4>
<p>Ayak kokmasına neden olan birkaç hastalık bulunsa da bunlardan en önemlisi ayak mantarı ve hiperhidroz yani ayak terlemesi rahatsızlığıdır. Ayak mantarı oluşmasının nedeni, ayakların temiz tutulmaması ve havalandırılmamasıdır. Ayağınız hep kapalı ayakkabının içerisinde kalıyorsa mantar oluşması muhtemeldir. Ayak terlemesi rahatsızlığı da bu durumla aynı sayılabilir. Ayakların sürekli havasız kapalı yerde kalmasından dolayı terleme meydana gelmektedir. Bu durumda ayaklar sık sık yıkanmazsa yine hüsran sonuçlar doğurabilir. Fakat böyle rahatsızlıkları olan kişilerin de doktora görünmesinde fayda vardır.</p>
<h4>İlaç Kullanımı</h4>
<p>Kullanılan birçok ilacın insan vücudunda yan etkiye neden olduğu yıllarca görülmüştür. Bu yan etkilerin arasında ne yazık ki ayak kokusu da var. Kullandığınız birçok ilaç yan etki olarak ayaklarınızda kötü kokulara neden olabilir. Bunun çözüm yolu o ilaçları bırakmaktan geçer. Ancak o ilaçları bırakmak basit bir iş olmadığı için doktorunuza bu durumu danışmanız en doğrusu olacaktır.</p>
<h4>Hormonsal Durumlar</h4>
<p>Ayak Kokusu Neden Olur? İnsanların belirli dönemlerde vücutlarında hormonel değişikliklerin görülmesi muhtemeldir. Doğum dönemlerinde veya menopoz döneminde bu duruma rastlamak mümkündür. Hormon değişikliği yaşandığında da terlemede artış olabileceğinden ayaklar sık terleyebilir. Bu durumda ayaklarda kokunun oluşmasına sebebiyet verecektir.</p>
<h4>Beslenme Şekli</h4>
<p>Beslenmeniz ayaklarınızın daha fazla terlemesine doğrudan etki etmeyebilir. Fakat terlemeye bağlı olarak oluşan ayak kokularının artmasında oldukça etkilidir. Baharat ve sarımsak gibi gıdaları çok sık tüketmeniz, ayak kokusunun artmasına neden olabilir. Özellikle kokunun daha baskın olmasının nedenleri arasındadır.</p>
<p><strong>Ayak kokusunu önlemek için yapılması gerekenler</strong></p>
<ul>
<li>Ayaklarınızın kokmasını önlemek için ilk olarak ayaklarınızı temiz tutmalısınız. Bunun için ayaklarınızı her gün veya günde birkaç kez yıkayın. Temiz olduğundan emin olun,</li>
<li>Beslenirken aşırı baharatlı gıdalardan ve aşırı sarımsak tüketiminden uzak durun,</li>
<li>Ayakkabılarınızın kokmaması için onları kapalı alanlarda tutmak yerine balkon veya camınızın kenarı gibi hava alan yerlerde saklayın. Ayakkabınızın içerisindeki kötü kokunun gitmesine izin verin,</li>
<li>Ayakkabı ve çorap seçimine dikkat edin. Naylon karışımı çoraplardan uzak durun. Hava almayan kapalı ayakkabıları tercih etmeyin,</li>
<li>Ayaklarınız çok terliyor veya mantar varsa mutlaka sağlık kuruluşuna başvurun,</li>
<li>Her gün çorap değiştirin ve aynı ayakkabıyı sürekli giymeyin,</li>
</ul>
<h4><strong>Ayak Kokusuna İyi Gelen Doğal Yöntemler</strong></h4>
<p><strong><a href="https://tuzlagazetesi.com.tr/ayak-kokusuna-ne-iyi-gelir/">Ayak kokusuna ne iyi gelir</a></strong>? Ayak kokusunun gidermek ve oluşmasına engel olmak için yukarıdaki yöntemleri kesinlikle uygulamalısınız. Ayaklardaki kokuları gidermek için birkaç farklı yöntem vardır. Bu yöntemler üzerine araştırmalar yapılmasa da alternatif tıpta tercih edilmektedir. Ayak kokusunu gidermek için bu doğal yöntemlerden yararlanabilirsiniz. Ancak ayak kokusu kullanılan ilaçlar, mantar, enfeksiyon ve hastalıklara bağlı olarak oluşuyorsa mutlaka bir hekime görünmelisiniz. <strong>İşte ayak kokusunu gidermek için uygulanabilecek doğal yöntemler;</strong></p>
<h4>Limon Suyu</h4>
<p><a href="https://g.co/kgs/aG2vFL" target="_blank" rel="noopener">Limon</a>, içerisindeki asidik maddelerden ve antioksidan özelliğinden dolayı ayaklardaki bakterilerin ölmesinde yardımcı olacaktır. Bu yöntemi uygulamak için bir bardak limon suyu, ılık su ve bir tane kaba ihtiyacınız var. Limon suyunu ayaklarınızın gireceği kadar geniş olan bir kabın içerisine boşaltın. Ardından üzerine ayak bileklerinize gelecek kadar ılık su ekleyin. Ayaklarınızı bu karışımın içerisinde 20 dakika kadar bekletin.  Bu yöntem sayesinde ayaklarınızın kötü kokmasına neden olan bakterilerden kurtulabilirsiniz.</p>
<h4>Sirkeli Su</h4>
<p>Sirke, içerisindeki bileşenler sayesinde ayakların kokmasını önleyecek ve terlemesini bir süreliğine engelleyecektir. 2 litre suyu bir kabın içerisine boşaltın. Arından içerisine 3 yemek kaşığı kadar sirke ilave edin. Karışım içerisine ayaklarınızı koyun ve 20 dakika kadar içerisinde bekletin. Her gün bu yöntemi uygulayarak ayaklarınızın kokmasını engelleyebilirsiniz.</p>
<h4>Siyah Çay</h4>
<p>Siyah çay ayak kokusunu gidermek için birçok uzman tarafından önerilmiştir. Bu yöntemle ayak kokusuna veda eden birçok birey vardır. Bu yöntem için ilk olarak normal çay demler gibi çay demliyoruz. Ardından çayı süzerek suyunu bir kabın içerisine alıyoruz. Soğuyan çayın içerisine ayaklarımızı koyarak 20 <a href="https://www.seslisozluk.net/dakika-nedir-ne-demek/" target="_blank" rel="noopener">dakika</a> kadar bekliyoruz. Bu yöntemi bir hafta boyunca her gün uygulayabilirsiniz. Ardından ayaklarınızdaki kötü kokulara veda edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tuzlagazetesi.com.tr/ayak-kokusu-neden-olur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rett Sendromu Nedir?</title>
		<link>https://tuzlagazetesi.com.tr/rett-sendromu-nedir/</link>
					<comments>https://tuzlagazetesi.com.tr/rett-sendromu-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Yavuz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Oct 2021 01:22:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[Rett Sendromu Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[What is Rett Syndrome]]></category>
		<category><![CDATA[Что такое синдром Ретта]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuzlagazetesi.com.tr/?p=10064</guid>

					<description><![CDATA[<img width="700" height="420" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Rett-Sendromu-Nedir.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Rett Sendromu Nedir neden olur" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Rett-Sendromu-Nedir.jpg 700w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Rett-Sendromu-Nedir-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Rett-Sendromu-Nedir-400x240.jpg 400w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /><div><img width="300" height="180" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Rett-Sendromu-Nedir-300x180.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Rett Sendromu Nedir neden olur" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Rett-Sendromu-Nedir-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Rett-Sendromu-Nedir-400x240.jpg 400w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Rett-Sendromu-Nedir.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div>Rett Sendromu Nedir? Neden Olur? Belirtileri Ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir? Rett Sendromu Nedir? Rett sendromu; zihinsel bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Fakat zihinsel bir problem olarak bilinmiş olsa da buna karşı çıkan doktor ve bilim insanları da mevcuttur. Zihinsel ve bunun yanında bilişsel yani motor becerilerinde gerilik durumu ortaya çıkmaktadır. Motor becerilerinden kasıt ise el ve vücut hareketlerinde yaşıtlarına göre daha geride olma&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="700" height="420" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Rett-Sendromu-Nedir.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Rett Sendromu Nedir neden olur" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Rett-Sendromu-Nedir.jpg 700w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Rett-Sendromu-Nedir-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Rett-Sendromu-Nedir-400x240.jpg 400w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /><h1><strong>Rett Sendromu Nedir? Neden Olur? Belirtileri Ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?</strong></h1>
<p>Rett Sendromu Nedir? Rett sendromu; <strong>zihinsel bir problem</strong> olarak karşımıza çıkmaktadır. Fakat zihinsel bir problem olarak bilinmiş olsa da buna karşı çıkan doktor ve bilim insanları da mevcuttur. <em>Zihinsel ve bunun yanında bilişsel</em> yani <strong>motor becerilerinde gerilik</strong> durumu ortaya çıkmaktadır. Motor becerilerinden kasıt ise <em>el ve vücut </em>hareketlerinde yaşıtlarına göre daha geride olma durumudur.</p>
<p>Örneğin <strong><a href="https://tuzlagazetesi.com.tr/anaokulu-secerken-dikkat-etmeniz-gerekenler/">anaokulu</a></strong>nda öğrencilerden makas ile bir kâğıt kesmeleri istenir. Bazı öğrenciler bunu rahatlıkla yapar. Bazıları zorlansa da yapar ve bazıları <strong>çok zorlanır ve yapamaz. </strong>İşte Rett sendromu bu gibi küçük belirtiler ile kendisini göstermektedir. Bu gibi durumlarda doktora başvurulması yerinde olacaktır.</p>
<p>Rett sendromu, genellikle bebeklerde meydana gelen bir hastalık türüdür. En önemli semptomu ise gelişim bozukluğu olarak karşımıza çıkmaktadır. Rett sendromu, çözülmesi için en çok araştırmaya konu olan bir hastalık türü olarak karşımıza çıkar. Öncelikle Rett sendromu, genetik bir rahatsızlıktır. Yani bebekte doğuştan meydana gelen kalıtımsal olan bir hastalık olarak bilinir.</p>
<p>Aynı zamanda bu sendromun bazı belirtileri de mevcuttur. Bu belirtiler birden fazla olarak karşımıza çıkmaktadır. Rett sendromu sıklıkla otizm rahatsızlığı ile karıştırılmaktadır. Bunun sebebi ise ikisinin de <strong>çok benzer semptom ve belirtileri</strong> göstermesinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle öncelikle doktora görünmek ve belirtileri iyice analiz ettirmek gerekir.</p>
<h4><strong>Rett Sendromu Neden Olur?</strong></h4>
<p>Rett sendromu <em>kalıtımsal bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.</em> Bu anlamda bunun nedeni genetik ve kalıtıma bağlı olmakla birlikte Rett sendromunda çevreninde etkisi bulunmaktadır. <a href="https://eksisozluk.com/bilimsel--75704" target="_blank" rel="noopener">Bilimsel</a> bir açıklama yapacak olursak Rett sendromu; İnsanlarda X ve Y kromozomları bulunmaktadır.</p>
<p>X kromozomunun içinde ayrıca <strong>MECP2 </strong>denilen bağlayıcı bir protein bulunmaktadır. Buradaki oluşan mutasyon Rett sendromunu oluşturur. <em>X kromozomunda meydana gelen bir rahatsızlık</em> olduğu için <strong>çoğunlukla kız çocuklarında görülmektedir</strong>. Erkekler de ise çok nadiren görülen bir hastalıktır. Bu hastalığın sebebi her ne kadar genetik olsa da çevrede bu hastalığın iyileştirilmesinde ya da hastalığı daha da kötüye götürmeye sebebiyet verebilir. Bu hastalığa sahip olan çocuklar özel çocuklardır. Bu sebeple <em>onların eğitimi, onlarla iletişim kurma </em>ve bunun gibi durumlarda onlara daha ilgili ve anlayışlı davranmak gerekmektedir.</p>
<h4><strong>Belirtileri Ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?</strong></h4>
<p>Rett sendromunda birden fazla belirti bulunmaktadır. Aslında bu belirtilerin çoğu normal bireyler de görüldüğü için bu sendromu ayırt etmek zor olabilir. <strong>Rett sendromunun belirtileri şunlardır;</strong></p>
<ul>
<li>Panik atak nöbetleri</li>
<li>Çığlık atma</li>
<li>Göz teması kurmaktan kaçınma</li>
<li>Çoğunlukla ağlama isteği</li>
<li>İlgi eksikliği hissi</li>
<li>Denge kurma ve koordinasyon problemleri</li>
<li>Yutkunurken zorluk yaşama</li>
<li>Genellikle kısa boylu olma ve yürümede zorluk çekme</li>
<li>El ve yüz kaslarında kasılmalar</li>
<li>Dişlerinde gıcırdama</li>
</ul>
<p>Çoğunlukla bu belirtiler karşımıza çıkmaktadır. Hastalığın türüne göre de belirtiler farklılık gösterebilir. Tabi ki de bu belirtiler her zaman olacak diye bir şey yoktur. Eğer durum erken fark edilirse ve <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Doktor_(t%C4%B1p)" target="_blank" rel="noopener">doktor</a>a başvurulursa bu durum çocuk için her zaman daha iyi bir durum olacaktır.</p>
<p><strong>Tedavi yöntemlerine bakacak olursak;</strong> Kesin bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Ancak az önce de söylenildiği üzere erken teşhis daha az semptomun olmasını sağlayacaktır. Sosyalleştirmeyi sağlama, ilaç tedavileri gibi tedavileri de mevcuttur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tuzlagazetesi.com.tr/rett-sendromu-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Omuz Ağrısı Neden Olur?</title>
		<link>https://tuzlagazetesi.com.tr/omuz-agrisi-neden-olur/</link>
					<comments>https://tuzlagazetesi.com.tr/omuz-agrisi-neden-olur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Yavuz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Oct 2021 15:09:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[Omuz Ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[What Causes Shoulder Pain]]></category>
		<category><![CDATA[Что Вызывает Боль В Плече]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuzlagazetesi.com.tr/?p=10054</guid>

					<description><![CDATA[<img width="700" height="420" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Omuz-Agrisi-Neden-Olur.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Omuz Ağrısı Neden Olur" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Omuz-Agrisi-Neden-Olur.jpg 700w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Omuz-Agrisi-Neden-Olur-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Omuz-Agrisi-Neden-Olur-400x240.jpg 400w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /><div><img width="300" height="180" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Omuz-Agrisi-Neden-Olur-300x180.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Omuz Ağrısı Neden Olur" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Omuz-Agrisi-Neden-Olur-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Omuz-Agrisi-Neden-Olur-400x240.jpg 400w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Omuz-Agrisi-Neden-Olur.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div>Omuz Ağrısı Neden Olur? Tedavi Yöntemleri Nelerdir? Omuz ağrısı neden olur? Günümüzde insanlarda sıklıkla görülen bir rahatsızlıktır. Omuz sinirlerinde meydana gelen dolaşım bozuklukları ya da iltihaplanmalar omuz ağrılarına neden olur. Yine dikkatsizce ve bilinçsizce yapılan hareketlerde omuz ağrılarına neden olabiliyor. Bu durumlarda hemen doktora gitmek yerine evde soğuk kompleks uygulayabilirsiniz. Ağrılarınız dinmezse o zaman mutlaka&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="700" height="420" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Omuz-Agrisi-Neden-Olur.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Omuz Ağrısı Neden Olur" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Omuz-Agrisi-Neden-Olur.jpg 700w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Omuz-Agrisi-Neden-Olur-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/Omuz-Agrisi-Neden-Olur-400x240.jpg 400w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /><h1><strong>Omuz Ağrısı Neden Olur? Tedavi Yöntemleri Nelerdir?</strong></h1>
<p><strong>Omuz ağrısı neden olur?</strong> Günümüzde insanlarda sıklıkla görülen bir rahatsızlıktır. Omuz sinirlerinde meydana gelen dolaşım bozuklukları ya da iltihaplanmalar omuz ağrılarına neden olur. Yine dikkatsizce ve bilinçsizce yapılan hareketlerde omuz ağrılarına neden olabiliyor. Bu durumlarda hemen <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Doktor_(t%C4%B1p)" target="_blank" rel="noopener">doktor</a>a gitmek yerine evde soğuk kompleks uygulayabilirsiniz. Ağrılarınız dinmezse o zaman mutlaka doktora gitmelisiniz. Omuz ağrısının nedenleri şunlardır:</p>
<ul>
<li>Omuz bölgesinde kasların sinirlerinin hasar görmesi</li>
<li>Omuzdaki yara çıkıkları</li>
<li>Omuz gevşekliği</li>
<li>Omuz sıkışması</li>
<li>Adeziv Kapsülit (Donuk omuz)</li>
<li>İç organlarda meydana gelen bazı hastalıklar</li>
<li>Omuz kaslarını zorlayacak hareketler yapılması gibi durumlar omuz ağrılarına neden olur.</li>
</ul>
<h4><strong>Omuz Ağrısı Belirtileri Nelerdir?</strong></h4>
<p>Omuz ağrısının birçok nedene bağlı olarak gerçekleşebilmektedir. <strong>Omuz ağrısı belirtileri</strong> ise şu şekildedir:</p>
<ul>
<li>Nesneleri kaldırırken omuzda ağrı hissetme</li>
<li>Kolu yukarı kaldırırken zorlanma ve ağrı hissetme</li>
<li>Yatakta yön değiştirirken zorlanma</li>
<li>Omuzlarda zayıflık, kuvvetsizlik</li>
<li>Kıyafetleri giyinirken zorlanma</li>
<li>Eli sırta götürememe, ağrı hissetme</li>
<li>Omuzlarda şişlik, sertlik ve yanma hissi</li>
</ul>
<p>Bu belirtileri yaşayan kişilerde omuz ağrısı olabilme olasılığı yüksektir. Şikayetleriniz uzun süredir devam ediyorsa ve azalmıyorsa en kısa zamanda mutlaka hekime görünmelisiniz. Omuz ağrıları <a href="https://www.turkiye.gov.tr/sgk-tedavi-bilgileri-sorgulama" target="_blank" rel="noopener">tedavi</a> edilmezse ağrılar artar hatta bel ağrılarına bile neden olur.</p>
<h4><strong>Omuz Ağrısı Tedavi Yöntemleri</strong></h4>
<p>Yanlış yapılan hareketlerde ve kas zorlanmalarında omuz ağrısı bir süre sonra kendiliğinden geçebilmektedir. Bu durumlar çok ciddi omuz ağrılarına neden olduysa en kısa zamanda müdahale edilmelidir.</p>
<p>Omuz ağrılarına neden olan birçok etken bulunmaktadır. Çoğu omuz ağrısı ağrı kesiciler iler azaltılabilmektedir. Ancak hastalık kronik bir hale gelmişse bu durumda farklı tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. İlk olarak hastalığın tam nedeni belirlenir ve ona göre bir tedavi yöntemi uygulanır.</p>
<p>Buz tedavisi kronikleşen omuz ağrılarından oldukça etkilidir. Mümkün oldukça omuzu zorlayacak hareketlerden kaçınılmalıdır. Buz tedavisi günde 3 veya 5 kere uygulanabilir. Hasta eğer kolunu taşıyamayacak kadar omuzu ağrıyorsa mutlaka omuz askısı kullanmalıdır. Ancak askıyı çok uzun süre boyunca kullanılmamalıdır.</p>
<p>Fizik tedavi yöntemi omuz ağrılarında sıklıkla kullanılmaktadır. Belirli bir süre uygulanan fizik tedavi omuz ağrılarına oldukça iyi gelmektedir. Bunun yanı sıra doktorunuzun tavsiye ettiği egzersizler mutlaka yapılmalıdır. Egzersizleri yaparken omzu çok zorlamamaya dikkat etmelisiniz.</p>
<h4><strong>Omuz Ağrısı Nasıl Engellenir?</strong></h4>
<p>Omuz ağrılarını yapacağınız basit şeylerle engellemek mümkündür. Omuz ağrısını engellemek için:</p>
<ul>
<li>Ağır yük kaldırmamaya dikkat edin.</li>
<li>Omzu zorlayan hareketler yapmayın.</li>
<li>Mutlaka dik durun ve dik oturun.</li>
<li>Aynı yönde uzun süre yatmayın.</li>
<li>Omuz bölgesine masaj yapın.</li>
<li>Omuz çantası yerine sırt çantalarını tercih edin.</li>
<li>Yatağınızı ortopedik seçin.</li>
<li>Omuz bölgesini rahatlatacak egzersizler yapın ancak zorlayıcı egzersizlerden kaçının.</li>
<li><strong><a href="https://tuzlagazetesi.com.tr/bel-agrisi-icin-hangi-doktora-gidilir/">Bel ağrısı</a></strong> ve boyun fıtığı rahatsızlıklarınız varsa mutlaka tedavi olun.</li>
<li>Ani hareketlerden kaçının.</li>
<li>Otururken kolları dirsek bölgesi ile destekleyin.</li>
<li>Yüksekten eşya almayın, eşya alırken merdiven kullanın.</li>
</ul>
</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tuzlagazetesi.com.tr/omuz-agrisi-neden-olur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Parmak Emme Davranışı Neden Olur?</title>
		<link>https://tuzlagazetesi.com.tr/cocuklarda-parmak-emme-davranisi-neden-olur/</link>
					<comments>https://tuzlagazetesi.com.tr/cocuklarda-parmak-emme-davranisi-neden-olur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Yavuz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Sep 2021 08:31:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[Davranışı]]></category>
		<category><![CDATA[Emme]]></category>
		<category><![CDATA[neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[Parmak]]></category>
		<category><![CDATA[What Causes Thumb Sucking Behavior in Children]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuzlagazetesi.com.tr/?p=9873</guid>

					<description><![CDATA[<img width="700" height="420" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/09/Cocuklarda-Parmak-Emme-Davranisi-Neden-Olur.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Çocuklarda Parmak Emme Davranışı Neden Olur" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/09/Cocuklarda-Parmak-Emme-Davranisi-Neden-Olur.jpg 700w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/09/Cocuklarda-Parmak-Emme-Davranisi-Neden-Olur-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/09/Cocuklarda-Parmak-Emme-Davranisi-Neden-Olur-400x240.jpg 400w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /><div><img width="300" height="180" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/09/Cocuklarda-Parmak-Emme-Davranisi-Neden-Olur-300x180.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Çocuklarda Parmak Emme Davranışı Neden Olur" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/09/Cocuklarda-Parmak-Emme-Davranisi-Neden-Olur-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/09/Cocuklarda-Parmak-Emme-Davranisi-Neden-Olur-400x240.jpg 400w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/09/Cocuklarda-Parmak-Emme-Davranisi-Neden-Olur.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div>Çocuklarda Parmak Emme Davranışı Neden Olur? Çocuklarda Parmak Emme Davranışı Neden Olur? Bebeklerin hemen hemen tümünde zararsız konumdaki parmak emme davranışı görülür. Bunun sebebi yeni doğan bebeklerinin parmak emme durumunu daha anne karnında öğrenmeleri ve doğuştan gelen en güçlü reflekslerinin emme refleksi olması olarak değerlendirilir. Genellikle çok az rast gelindiği bilinen bazı bebeklerin ellerinde ve&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="700" height="420" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/09/Cocuklarda-Parmak-Emme-Davranisi-Neden-Olur.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Çocuklarda Parmak Emme Davranışı Neden Olur" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/09/Cocuklarda-Parmak-Emme-Davranisi-Neden-Olur.jpg 700w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/09/Cocuklarda-Parmak-Emme-Davranisi-Neden-Olur-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/09/Cocuklarda-Parmak-Emme-Davranisi-Neden-Olur-400x240.jpg 400w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /><h1><strong>Çocuklarda Parmak Emme Davranışı Neden Olur?</strong></h1>
<p>Çocuklarda Parmak Emme Davranışı Neden Olur? Bebeklerin hemen hemen tümünde zararsız konumdaki parmak emme davranışı görülür. Bunun sebebi yeni doğan bebeklerinin parmak emme durumunu daha anne karnında öğrenmeleri ve doğuştan gelen en güçlü reflekslerinin emme refleksi olması olarak değerlendirilir. Genellikle çok az rast gelindiği bilinen bazı bebeklerin ellerinde ve parmaklarında meydana gelen kabarcıklar, aşınmalar, hassaslıklar, renk koyulaşması emme davranışının sonucudur. <em><a href="https://tuzlagazetesi.com.tr/cocuk-gelisiminde-anne-ve-babanin-gorevleri-nelerdir/">Çocuk Gelişiminde Anne ve Babanın Görevleri Nelerdir</a></em>?</p>
<p><em>Parmak emme</em> davranışının geçen zaman içerisinde eşyalara aktarıldığı da gözlenmektedir (battaniye kenarını, oyuncakları, yastık köşelerini emme gibi). Ebeveynlerin geneli parmak emmenin açlıktan oluştuğunu düşünmektedir. Ancak küçük çocukların ve bebeklerin parmak emme davranışı beslenmeden ötürü olmaz.</p>
<p>Çocuk bu davranış ile rahatlamayı, dinlenmeyi, gevşemeyi, haz duygularını karşılamayı hedefler. Çocuk korktuğunda, acıktığında, uykusu geldiğinde, haz almak istediğinde parmak emme davranışına başvurur. Çocuklarda parmak emme yaş hususu ile birlikte alternatif olarak güvende hissetme, rahatlama, haz duygularını geliştirmiş olmaları ile sona erer.</p>
<p>Bu doğrultuda parmak emme alışkanlığının normal kabul edilme yaşı <em>3-4 <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Ya%C5%9F" target="_blank" rel="noopener">yaş</a></em> ile mümkündür. Bu yaş sonrasında süren davranış patolojik kabul edilir ve genel olarak hissedilen duygusal yoksunluk ve gerginlik ile başa çıkmak için meydana gelir.</p>
<h4><strong>Çocukların Parmak Emme Nedenleri</strong></h4>
<p>Çocuklarda ilk bir yaş itibariyle el ve ayak parmaklarını ağızlarına götürüyor olması çevreyle tanışma ve keşfetme ihtiyacı sebebi ile ortaya çıkar. Genel olarak parmak emme nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz:</p>
<ul>
<li>1 yaş civarı uykuya geçme anlarında,</li>
<li>Diş çıkarma zamanları diş minelerinin kaşınmasından ötürü,</li>
</ul>
<ul>
<li>Çevrelerinde parmak emme davranışını sergileyen birini model aldıklarında,</li>
<li>Ebeveynler arasında gerginlik oluştuğunda,</li>
</ul>
<ul>
<li>Yeni kardeşinin dünyaya gelmiş olması ile birlikte sizlerden gelen ilgiyi kaybettiğini düşündüğünde,</li>
<li>Zorlukla karşılaştığı zaman,</li>
<li>Utanma, sıkılma, yorgunluk belirtisini göstermek için,</li>
<li>Sevgi ve güven eksikliğini hissediyorsa,</li>
<li>Memeden erken zamanda ayrılmış olduğundan, (Annelerini düzenli ve yeteri miktarda emen bebeklerde parmak emme davranışı daha az gözlenmiştir)</li>
<li>Ek besinler hususunda zorlanma yaşamışsa,</li>
<li>Ani korku ve kaygı yaşadıklarında parmak emme davranışı meydana gelir.</li>
</ul>
<p>Bu nedenler dâhilinde çocuklarda parmak emme alışkanlığı oldukça karşılaşılan bir durumdur.</p>
<h4><strong>Parmak Emme Konusunda Nasıl Önlemler Alınmalı?</strong></h4>
<p><strong>Emzik Kullanılması:</strong> Parmak emme davranışına sahip çocuklara emzik vermek gerekebilir. Parmak emme alışkanlığı emzik kullanma yolu ile daha kolay ortadan kaybolur. Emzik emenler çocuklarda, diş ve damak yapısının bozulmasının görülmesi parmak emen çocuklardan daha az olarak gözlemlenmiştir.</p>
<p><strong>Doğru Beslenmenin Yapılması:</strong><strong> </strong>Anne sütü ile veyahut biberon yardımıyla beslenme sağlanırken, çocuk annesinin sıcaklığını hissedecek şekilde olmalıdır. Bu doğrultuda çocuk hem fizyolojik şekilde beslenme sağlar hem de anne ile aralarında meydana gelen sevgi ve güven ilişkisi kurularak duygusal beslenme gerçekleştirilir.</p>
<p><strong>Emzirme Süresi:</strong><strong> </strong>Mümkün durumdaysa çocuk 2 yaşına kadar anne sütünü tüketmelidir.</p>
<p><strong>Anlayışla Karşılamak:</strong><strong> </strong>Okul öncesi dönemi çocukları yatma zamanları geldiğinde, yorgun hissettikleri anlarda, hasta, çekingen, üzüntülü oldukları zaman dilimlerinde parmak emme davranışını gösterebilirler. Çocuk 4 yaşına gelene kadar bu durum normaldir. Bu sebeple ailelerin bu durumu problem şeklinde nitelendirmemeleri gerekir.</p>
<p><strong>Duygusal Gereksinimlerini Fark Etmek:</strong><strong> </strong>Özellikle de 4 yaşının sonrasında gözlenen parmak emme alışkanlığı önemli bir gerilemenin belirtisi olarak nitelendirilir. Alışkanlığı meydana getiren etkenler anne baba aracılığı ile keşfedilmeli ve ortadan kaldırılmak için çaba <a href="https://islamansiklopedisi.org.tr/sarf--arap-dili" target="_blank" rel="noopener">sarf</a> edilmelidir. Anne babada ortaya çıkan uygunsuz davranışlar belirlenerek düzeltilmelidir. Anne baba arasındaki ilişki veya yeni gelecek kardeş ile ilgili durumlar değerlendirilmelidir. Kardeşin dünyaya gelmesinden önce çocuk buna hazır hale getirilmelidir.</p>
<h4>Çocuklarda Parmak Emme Davranışı Nedeni</h4>
<p><strong>Suçlama ve Cezalandırma Yapmamak</strong>: Parmak emme davranışını sergileyen çocukları suçlamak veyahut cezalandırmak çocukların kendilerine olan güvenlerini yitirmelerine sebep olur. Bu davranışı alışkanlığa dönüştürmüş çocukların, davranışı bırakması amacıyla uygunsuz hareket ve (tehdit etmek, ellerini bağlamak, ağza acı sürmek gibi yaptırımların gerçekleşmesi) cezaların gerçekleştirilmesi çocuklarda birden fazla uyum veya duygusal problemleri meydana getirir.</p>
<p><strong>Çocuklarla Konuşmak:</strong><strong> </strong>Çocuklar ile parmak emme davranışı hususunda konuşma yapılmalı, davranış açıklanmalı, alışkanlığı ne zaman bırakacağında karar verme hakkını çocuğa vermeli, çocuk bırakmaya karar verdiğinde ona yardımcı olunmalıdır.</p>
<p><strong>Çocuklara Baskıcı Olmamak:</strong><strong> </strong>Baskıcı ve ısrarcı davranışlar sergilemek çocukların ilgilerini daha fazla çeker ve davranış pekişmeye başlar. Tuvalet eğitiminde meydana geldiği gibi çocukları zorlama ve çocuklar ile inatlaşma, kısır döngüyü oluşturabilir.</p>
<p><strong>Alternatif Faaliyetler Oluşturma:</strong><strong> </strong>Çocukların dikkatlerini ve ilgilerini başka tarafa yönlendirmek amacı ile etkinliklerle meşguliyet sağlanabilir. Oyun oynama, boyama yapma, kum, kil gibi eller ile gerçekleştirilecek etkinlikleri tasarlama.</p>
<p><strong>Hatırlatma:</strong><strong> </strong>Çocukların gösterdiği bu davranışa karşılık olarak “yapma”, “başparmak” gibi sözel ipuçlarını vermek gerekebilir. Uykuya geçme aşamasında parmak emme gerçekleşiyorsa, çocuklar uyuduktan hemen sonra eli ağızdan çekebilirsiniz. Çocukların parmağını emme şeklinde uyku halini sürdürmesi alışkanlığın daha kolay yerleşmesine neden olur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tuzlagazetesi.com.tr/cocuklarda-parmak-emme-davranisi-neden-olur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pasif Agresif Kişilik Bozukluğu</title>
		<link>https://tuzlagazetesi.com.tr/pasif-agresif-kisilik-bozuklugu/</link>
					<comments>https://tuzlagazetesi.com.tr/pasif-agresif-kisilik-bozuklugu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Yavuz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Aug 2021 16:56:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Agresif]]></category>
		<category><![CDATA[belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Kişilik]]></category>
		<category><![CDATA[neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Pasif]]></category>
		<category><![CDATA[Passive Aggressive Personality Disorder]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuzlagazetesi.com.tr/?p=9307</guid>

					<description><![CDATA[<img width="700" height="420" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/Pasif-Agresif-Kisilik-Bozuklugu.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Pasif Agresif Kişilik Bozukluğu tedavisi" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/Pasif-Agresif-Kisilik-Bozuklugu.jpg 700w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/Pasif-Agresif-Kisilik-Bozuklugu-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/Pasif-Agresif-Kisilik-Bozuklugu-400x240.jpg 400w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /><div><img width="300" height="180" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/Pasif-Agresif-Kisilik-Bozuklugu-300x180.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Pasif Agresif Kişilik Bozukluğu tedavisi" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/Pasif-Agresif-Kisilik-Bozuklugu-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/Pasif-Agresif-Kisilik-Bozuklugu-400x240.jpg 400w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/Pasif-Agresif-Kisilik-Bozuklugu.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div>Pasif Agresif Kişilik Bozukluğu Pasif Agresif Kişilik Bozukluğu nedir? Kişilik bozukluğu başlı başına genişçe ele alınabilecek bir konudur. Kişilik bozukluğunun Birçok farklı tür var, ancak ana hatlar üzerine değineceğiz.  Beş ana kişilik bozukluğu türü vardır ama biz en önemli olan pasif agresif kişilik bozukluğu üzerinde duracağız. Negatif türü, pasif agresif kişilik bozukluğunun en yaygın şeklidir. Bu özel tip, düşük&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="700" height="420" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/Pasif-Agresif-Kisilik-Bozuklugu.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Pasif Agresif Kişilik Bozukluğu tedavisi" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/Pasif-Agresif-Kisilik-Bozuklugu.jpg 700w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/Pasif-Agresif-Kisilik-Bozuklugu-300x180.jpg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/Pasif-Agresif-Kisilik-Bozuklugu-400x240.jpg 400w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /><h1>Pasif Agresif Kişilik Bozukluğu</h1>
<p>Pasif Agresif Kişilik Bozukluğu nedir? Kişilik bozukluğu başlı başına genişçe ele alınabilecek bir konudur. <em>Kişilik bozukluğunun Birçok farklı tür var, ancak ana hatlar üzerine değineceğiz.</em>  Beş ana kişilik bozukluğu türü vardır ama biz en önemli olan pasif agresif kişilik bozukluğu üzerinde duracağız. Negatif türü, <strong>pasif agresif kişilik </strong>bozukluğunun en yaygın şeklidir. Bu özel tip, düşük <a href="https://g.co/kgs/6hNZLG">performans</a> veya uyum sağlayamama ve her şeyin en kötüsüne odaklanma temellidir.</p>
<p>Hastalarda, başkalarına hakim olma, başkalarını kendi kontrolü altına alma düşüncesi yoğundur. Negatif bakış açısının hakim olduğu bir ruh hali, tipik belirti olsa da bu kimselerde depresyon da aynı belirtiyi gösterebileceğinden, hastalığın sadece bu veriye göre değerlendirilmesi yanlıştır. Sonuçta bir kimsede pasif agresif kişilik bozukluğunun en temel belirtileri, negatif bakış açısı, başkalarından kendini üstün görme, huysuzluk, öfke, rekabetçilik, bencillik, aşırı hırslı olma olarak sıralanır.</p>
<h4>Pasif-Agresif Kişilik Bozukluğu Belirtileri Nasıl Ayırt Edilir?</h4>
<p>Bu hastalık türü; hastanın herhangi bir nedenle gerçek arzularını beklentilerini çevresindekilere dile getiremediği bir davranış bozukluğudur. Yalnız bu güdülerini dışarıya yansıtmak için fiziksel şiddete başvurabilir. Ama zaman zaman herkes böyle davranışlar gösterebilir. Hiç kimse tam olarak dört dörtlük olamaz. İnsanlar <a href="https://www.sabah.com.tr/sozluk/dunya/hayat-nedir" target="_blank" rel="noopener">hayat</a>ları boyunca binlerce farklı dert ve sıkıntılarla boğuşur ve bunlar da insan ruhunda sorunlara yol açar. Bu davranışlar, sürekli oluyorsa, yıllarca devam ediyorsa <strong>Pasif-Agresif Kişilik Bozukluğu</strong> olarak etiketlenebilir.</p>
<p><strong>Kişilik bozuklukları</strong> ile ilgili en büyük sorunlardan biri belirtilerin birbirine benzemesi ve belirtiler arasında çok fazla örtüşme olmasıdır. Birisi öfkeyi ön plana çıkarıyorsa, düşmanca davranışlar sergiler ve kişilerarası düşmanlık, küçümseme, benmerkezcilik ve suçluluk gibi diğer kişilik bozuklukları belirtilerinden de etkilenmiş olabilir.  Tek ayırıcı özellik ise, her durumda aynı tutumların sergilenmesidir.</p>
<h4>Pasif-Agresif Kişilik Bozukluğu Teşhisi</h4>
<p>Pasif-agresif bozukluğun semptomları ve belirtilerin buluştuğu ortak bir payda vardır. Bu payda; her şeye karamsar bakmaktır. Bu ruhsal sorunu olan kişi; herkese ve hayata kırgın, baskı altında, hüsrana uğramış, kasvetli ve hoşnutsuz bir ruh hali içinde olur ve durum sürekli devam eder. Yaşamından memnun olmaz ve sürekli şikayet eder. İyi şeylerin olabileceğine ihtimal vermezler her şeyin kötü tarafını düşünürler. Böyle kimseler, kazara patron filan olurlarla o patronun emri altında çalışanları çok kötü bir iş yaşamı bekler. Daima sinirli, mükemmeliyetçi, başkalarını aşağılama eğilimli olan bu hastalar; sosyalleşemezler.</p>
<p>Eğer birinin emri altında çalışıyorlarsa, işi kasten yavaşlatma veya iş makinelerine zarar verme gibi eğilimleri olabilir.  Uzmanlar, bu duruma sosyal uyumsuzluk adını veriyorlar. Her zaman şikayet eden, karamsar ve sözünü tutmak istemeyen bir kişi toplum tarafından da dışlanır. Sosyal ilişkilerde, alış-veriş değil veriş-alış prensibi geçerlidir. Biri ile yakınlaşmak bir şeyler verme ile mümkün olabilir. Bu şey para olmayabilir, sevgi, merhamet, dostluk dert ortaklığı vs olabilir. Ama hiçbir şey vadetmeyen biri, herkes tarafından dışlanır. Eğer sizde de ;</p>
<ul>
<li>Karamsarlık</li>
<li>Saldırganlık</li>
<li>Başka insanları böcek gibi görmek</li>
<li>Empati yeteneğini tamamen kaybetme</li>
<li>Huzursuzluk</li>
<li>Felaket senaryoları</li>
</ul>
<p>Baş gösterdiyse, bir psikoterapiste gidebilirsiniz. Uzman, bu davranışınızın nedenlerini ortaya çıkarmaya çalışacaktır. Kimi işinde gerçekten uzman olan doktorlar; en derinlere dayanan sorunların çözümü için, regresyon terapileri uygulayabilir. İlginizi çekebilir; <strong><a href="https://tuzlagazetesi.com.tr/narsist-kisilik-bozuklugu-nedir/">Narsistik kişilik bozukluğu nedir</a>?</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tuzlagazetesi.com.tr/pasif-agresif-kisilik-bozuklugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Horlama nedir</title>
		<link>https://tuzlagazetesi.com.tr/horlama-nedir/</link>
					<comments>https://tuzlagazetesi.com.tr/horlama-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Yavuz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2021 07:41:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Horlama]]></category>
		<category><![CDATA[neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[What is snoring]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuzlagazetesi.com.tr/?p=8862</guid>

					<description><![CDATA[<img width="700" height="420" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/07/Horlama-nedir.jpeg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Horlama sebepleri nedir" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/07/Horlama-nedir.jpeg 700w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/07/Horlama-nedir-300x180.jpeg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/07/Horlama-nedir-400x240.jpeg 400w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /><div><img width="300" height="180" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/07/Horlama-nedir-300x180.jpeg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Horlama sebepleri nedir" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/07/Horlama-nedir-300x180.jpeg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/07/Horlama-nedir-400x240.jpeg 400w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/07/Horlama-nedir.jpeg 700w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div>Horlama nedir Horlama nedir, elbette horlamanın ne olduğun bilmeyenimizi yoktur. Uyku sırasında üst solumun yollarından geçen havanın boğ-azdan geçişi esnasında yumuşak dokunun titremesiyle birlikte meydana gelen sestir. Uykuda dil kökü damak ve küçük dilin boğazla birleştiği alanda bir miktar daralma meydana gelir. Hava yolunun daralmasına bağlı olarak nefes alıp verirken çıkan sesin şiddeti ilse solumun&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="700" height="420" src="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/07/Horlama-nedir.jpeg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Horlama sebepleri nedir" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/07/Horlama-nedir.jpeg 700w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/07/Horlama-nedir-300x180.jpeg 300w, https://tuzlagazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/07/Horlama-nedir-400x240.jpeg 400w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /><h1>Horlama nedir</h1>
<p><strong>Horlama nedir,</strong> elbette horlamanın ne olduğun bilmeyenimizi yoktur. Uyku sırasında üst solumun yollarından geçen havanın boğ-azdan geçişi esnasında yumuşak dokunun titremesiyle birlikte meydana gelen sestir. Uykuda dil kökü damak ve küçük dilin boğazla birleştiği alanda bir miktar daralma meydana gelir. <a href="https://www.turkcebilgi.com/hava" target="_blank" rel="noopener">Hava</a> yolunun daralmasına bağlı olarak nefes alıp verirken çıkan sesin şiddeti ilse solumun yolunu darlık derecesine göre farklılık göstermektedir.</p>
<p>Yetişkinlerin yaklaşık %45 ile %25 inde horlama   görülür.  Bu kişilerin %2’inde şiddetli horlama görülür. Horlama aynı zamanda çocukluk çağında da görülebilir. Çocukluk çağında görülen horlama oranı ise %12 civarındadır.  Hortlama vücutta bulunana çeşitli enfeksiyonlar sorunu artabileceği gibi yaş kilo ve uyku pozisyonun gibi nedenlere bağlı olarak da artabilmektedir. Solunum kesilmesine veya uyku bölünmesine yol açmayan  basit horlamalar kişiye zarar vermez. Fakat horlama sırasında meydana gelen bazı şikayetleri hasta için tehlikeli olabilir. Örneğin uykunun bölünmesi, horlama sırasında nefesin kesilmesi gibi sorunlar hastanın uyku kalitesini bozar ve bunla birlikte pek çok hastalıkta meydana gelebilir.</p>
<h4><strong>Horlama Neden Olur</strong></h4>
<p>Horlama genellikle uyku pozisyonuna bağlı olarak görülür. Aynı zamanda aşırı sigara kullanımı uykusuzluk yorgunluk, alkol tüketimi vücutta bulunan enfeksiyonlar hastalıkları ve bazı ilaçları verdiği yan yan etkileri horlama neden olan faktörler arasında yer almaktadır. Uykuda genizde yer alam <a href="https://tr.wiktionary.org/wiki/yumu%C5%9Fak" target="_blank" rel="noopener">yumuşak</a> doku bir miktar gevşer bu gevşemeyle birlikte nefes alıp vermekte güçleşebilir. Bu bölgede hava akışını oluşturduğu türbülans ise yumuşak dokunu titremesine yol açar, oluşan bu titreşim ise horlama adı verilen sesin meydana gelmesini sağlar.</p>
<p>Horlama nedeni ile uyku sırasında yeterince oksijen almayanlar ya da almak için uğraşanlar uykusuz kalır ve sabahları halsiz yorgun olarak uyanır. Ancak kişi uykuda horladığından haberdar olmadığı için bu durumdan şüphelenmez. Horlama nedenleri nedir, diyecek olursanız;</p>
<p>Boğaz, burun ve çene şekliyle ilgili sorunlar. Örneğin; burun kemiği horlamaya neden olan en önemli faktörlerdendir.</p>
<ul>
<li>Uvala veya yumuşak damak şişmesi</li>
<li>Alerji ve soğuk algınlığı</li>
<li>Fazla kilolar</li>
<li>Aşırı alkol ve sigara tüketimi</li>
<li>Yorgunluk ve uyma şekli,</li>
<li>Yüksek tansiyon ve kalp hastalıkları</li>
<li>Uyku apnesi</li>
<li>Yeteri kadar uyumamak</li>
<li>Uyku ilacı kullanmak,</li>
<li>Hamilelik durumu</li>
</ul>
<h4><strong>Horlama Belirtileri</strong></h4>
<p>Zaten horlama kendi başına bir belirtidir. Ancak kimse horlama sırasında size kimse müdahale etmeden kendi horlamanıza uyanıyorsanız şiddetli horlama sorunun en önemli belirtisidir. Ayrıca kesik kesik nefes alırken nefesiniz kesildiğini hissediyor ve dışardan bu konu ile ilgili uyarı alıyorsanız bu da ikinci önemli bir horlama belirtisidir. Basit bir sorun gibi görülse de aslında horlamanın altında yatan ciddi bir hastalığın en önemli belirtisidir. Horlama uzun süre devam ediyorsa ve özellikle dinlenme ile de geçmiyorsa ve aynı zamanda kesik kesik nefes alıp verirken bile devam ediyorsa kalp ve yüksek <a href="https://tuzlagazetesi.com.tr/tansiyon-nedir/">tansiyon</a> gibi hastalıklara bağlı olarak meydana gelebilir.</p>
<h4><strong>Horlama Tedavisi Nedir</strong></h4>
<p>Horlamanın bazı tiplerinin tedavi yoktur. Ancak horlamaya neden olan faktörlere bağlı olarak tedavi seçenekleri de mevcuttur. örneğin burun kemiğine bağlı olarak meydana gelen horlama burun kemiği ameliyatı ile  son bulabilir. Eğer horlamanın altında yatan herhangi bir neden bulunmuyorsa, kişinin hayat tarzında yapacağı değişikliklere bağlı olarak horlamam tedavi edilebilir. Horlayan kişilerin genellikle yüksek yastık üzerinde ve sağa ya da solan yan yatması tavsiye edilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tuzlagazetesi.com.tr/horlama-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
