DOLAR 16,8853
EURO 17,8334
ALTIN 992,10
BIST 2.554,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
26°C
Parçalı Bulutlu
Paz 26°C
Pts 26°C
Sal 26°C
Çar 27°C

Şeker hastası olup olmadığımızı nasıl anlarız?

Şeker hastası olup olmadığımızı nasıl anlarız?
17.03.2022
177
A+
A-

Şeker hastası olup olmadığımızı nasıl anlarız?

Şeker hastası olup olmadığımızı nasıl anlarız? Diyabet yani şeker hastalığı global bir sorun haline gelmiştir. Yapılan araştırmalara göre Dünya genelinde 382 milyon yetişkinin diyabet hastası olduğunu tahmin edilmektedir ve 2035 yılına kadar bu rakamın 592 milyon olması beklenmektedir.

Biz bu duruma düşmeyelim ve çemberin dışında kalalım. Şeker hastası olup olmadığımızı anlamadan önce ne olduğunu öğrenmemiz gerekmez mi?

Diyabet nedir?

Tıp dilindeki açıklaması insülin salınımı, insülin etkisi veya bu etmenlerin her ikisinde de  bozukluk olması sonucu karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasındaki bozukluklar sonucu ortaya çıkan hiperglisemi yani yüksek kan şekeri ile  karakterize kronik seyirli endokrin ve metabolik bir hastalıktır.

Halk dilinde konuşacak olursam bizim pankreas adlı organımız insülin salgılar. Peki insülin nedir?

  • İnsülin, kanımızda bulunan şekerin hücrelere taşınmasını sağlar bir nevi amelelik yapar böylelikle kanımızdaki şeker de yükselmemiş olur.

Pankreas insülini yeteri kadar üretemezse veya kullanamazsa o zaman sıkıntı başlar. Ve o istenmeyen hastalığa bir adım atmış oluruz.

Varsayalım ki biz şeker hastası olmadığımızı düşünüyoruz bakalım vücudumuzda bizimle aynı fikirde mi. Sabah uyandık kahvaltımızı yapmadan önce kan şekerimizi ölçtük bu çıkan değere de açlık kan şekeri denir.

  • 120 mg/dl nin altında ise şayet 2 saat sonra tekrar ölçtüğümüzde tokluk kan şekerimiz de 140 mg/ dl yi aşmıyorsa paçayı sıyırdık demektir.

Ama kan şekeri değerlerimiz bu düzeylerin üzerinde ise üzgünüm şeker hastasısınız.

Oral Glikoz Tolerans Testi (OGTT)

Bunu anlamanın diğer yolu da hani hastanelerde bize şekerli su içirip şeker yüklemesi yapıyorlar ya diyeceğim ama ilk defa yaptıran bunu bilmeyebilir ben anneme yapılırken görmüştüm .O teste Oral Glikoz Tolerans Testi (OGTT) denir. Şekerli su içildikten 2 saat sonraki kan şekeri değerimiz önemlidir. İkinci saat kan şekeri ölçümü 200 mg/dl veya daha fazla ise diyabet tanısı konulur.

Gizli şekerimiz (pre-diyabet) var mı?

Gizli şeker ne bu da nerden çıktı şimdi der dediğiniz duyar gibiyim. Açlık kan şekeri ölçümümüzü yapmıştık.

  • Açlık kan şekeri değerimiz 100-125 mg/dl arasında
  • Oral Glikoz Tolerans Testi değerimiz de 140-199 md/dl arasında ise vücudumuz bize gizli şeker sinyali veriyor demektir.

Tip1 ve Tip2 diyabet nedir? Ayrımını nasıl yaparız?

Tip1 diyabet otoimmün bir hastalıktır yani vücudumuzu koruyan bağışıklık sistemi insülin üreten pankreas hücrelerini tehdit olarak algılar ve saldırıya geçer. Ve istenmeyen sonla insülin üretilmeyecek hale gelinir.

Tip2 diyabet ise pankreasın yeterli miktarda insülin salgılayamaması veya var olan insülinin kullanılamaması nedeniyle kan şekerinin yükselmesi durumudur.

Tip1 diyabet ayırıcı özellikleri

  • Genellikle 30 yaş altında görülür.
  • Başlangıç kilosu genelde zayıftır
  • İnsülin yokluğu sebebiyle şeker kan da kaldığı için hücrelere geçemiyor ve protein, yağ yıkılıp kullanılıyor zayıflık meydana geliyor.
  • Ailede diyabet geçmişi yok veya belirgin değil.
  • Otoimmün hastalık birlikteliği vardır.
  • Çölyak hastalığı gibi.
  • Ketozis vardır.
  • Ketozis karbonhidrat yerine yağ yıkımının gerçekleşmesiyle olur.
  • Sürekli susama hissi, ağız kuruluğu
  • Sık idrara çıkma
  • Çok su içme
  • İştah artması
  • Çok yemeye rağmen kilo kaybı
  • Kolay yorulma

Tip2 diyabet ayırıcı özellikleri

  • Genellikle 30 yaş üstünde görülür.
  • Ketozis sıklıkla yoktur.
  • Başlangıç şekli genellikle obez.
  • Otoimmün hastalık birlikteliği yok.
  • Ailede diyabet geçmişi vardır.
  • Tüm diyabetlerin %90-95’ini oluşturur.
  • Obez olmayan bireylerde abdominal yani karın bölgesinde yağlanma vardır.
  • Sık idrara çıkma,
  • Ağız kuruluğu,çok su içme
  • Açlık hissi
  • Cilt yaralarının geç iyileşmesi
  • Cildin kuru olması
  • Ellerde ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma görülür. Belirtileri hemen ortaya çıkmaz çok geç fark edilir.

Çocuklarda Tip2 diyabet riski taşıyanlar

Aşağıya yazacağım maddelerden ikisine sahip olanlar:

  • Birinci ve ikinci derece akrabasında diyabet olanlar
  • Yüksek riske sahip ırktan ise
  • İnsülin direnci ile ilgili durumlar veya insülin direnci bulguları(akantozis, nigrikans, hipertansiyon, dislipidemi, polikistik over sendromu) varsa
  • Annede diyabet öyküsü veya gestasyonel diyabet

İzlem 10.yaşta başlamalı veya püberte başladığında eğer püberte daha erken başlıyorsa izlem sıklığı 3 yılda 1 olmalıdır.

  • Püberte,cinsel olgunlaşma ve üreme yeteneğinin kazanıldığı gelişim dönemidir.

Beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi, yaşam tarzının ve alışkanlıkların değiştirilmesi, egzersize daha fazla vakit ayrılması, stresten uzak durulması, sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıkların bırakılması, yeterli ve düzenli uyku ve Sağlık Bakanlığı’nın ÇEMBERİN DIŞINDA KAL sloganını benimseyerek diyabetten korunalım.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.