DOLAR 16,8853
EURO 17,8334
ALTIN 992,10
BIST 2.554,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
26°C
Parçalı Bulutlu
Paz 26°C
Pts 26°C
Sal 26°C
Çar 27°C

Türkiye Ekonomisi ve Buna Etki Eden Faktörler

Türkiye Ekonomisi ve Buna Etki Eden Faktörler
21.02.2022
187
A+
A-

Türkiye Ekonomisi ve Buna Etki Eden Faktörler

Türkiye Ekonomisi ve Buna Etki Eden Faktörler nelerdir? Bir ülkede eğer Ekonomi dengede  ise, yabancı yatırımcı da doğal olarak gelip ülkeye yatırımını yapacaktır. Ancak aksi durumda bu mümkün değildir. Yabancı yatırımcının ülkeye yatırım yapması sonucunda ülke parası da ulusal alanda değer kazanacaktır. Türkiye Ekonomisi ile ilgili  maalesef şu an yaşadığımız birçok sorun yabancı yatırımcıyı ülkemize çekmemize engel olmaktadır.

Ekonomiye etki eden başlıca etkenler:

Cari İşlemler ve Ödemeler Dengesi

Türkiye gibi henüz yeni gelişmekte olan ülkeler için Cari İşlemler  açığın artması demek, büyümenin artacağı anlamına gelmektedir. Bunun yanında şuna da dikkat çekilmesi gerekir ki cari açığın artması demek te ülkenin dış borcunun artması anlamına gelir ve bunun sonucunda da enflasyon artabilir. Gelişmiş olan ülkelerde ise durum tam tersidir. Cari açık fazla olsa bile üretim tüketimden daha fazla olduğu için ülke büyümeye devam edecektir çünkü dış finansman sayesinde bu gerçekleşecektir.

İşsizlik Oranı

İşsizlik oranı, çalışabilecek durumda ve bunun için iş isteyen ve  aradığı halde bulamayan hane halkının, nüfusta bulunan toplamdaki iş gücüne oranı olarak tabir edilmektedir. Bir ülkedeki işsizliğin artması demek kişi gelirinin azalması demektir ve buna bağlı olarak da insanlar bazı tüketeceklerdi şeyleri saha az tüketirler. Bunun sonucunda da üretim yavaşlamaya başlar be akabinde de iş verenler personel sayısını azaltmaya çalışır.

 

Eğer işsizlik oranı düşürülürse, bu durumda hane halkının gelirinde de artış olacak ve böylelikle tüketim de artacaktır. Tüketimde yaşanan canlanma sonucunda arz talep meselesi sonucunda firmalar daha fazla üretim yapmaya başlayacaktır. Dolayısı ile personel ihtiyacı da artacak ve personel istihdam edecektir.

İşsizlik oranının düşmesi sonucunda, hane halkının gelirinde artış olur ve böylelikle tüketimde canlanma meydana gelir. Artan talep karşısında daha fazla üretmek durumunda kalır.

Sonuç olarak ta daha fazla personele ihtiyaç duyar. İşsizliğin düşmesi ile birlikte ülkede daha fazla üretim yapıldığından dolayı bu da ekonomik büyümeyi sağlar. İşsizlik verileri asıl olarak ülkenin ekonomik durumu hakkında uzun vadeli fikir veren bir göstergedir. Ayrıca işsizlik ne kadar düşerse ülke para birimi de o kadar değer kazanmaktadır.

Gayri Safi Milli Hasıla Nedir, Nasıl Hesaplanır?

Ekonominin temelinde esasen toplulukların ve de insanların ve yahut ta ülkelerin hayat sürebilmek amacıyla yaptıkları üretimi ve de elde edilen her şeyin bölüşülmesi bulunmaktadır. Ekonomi ile ilişkili bir kavram olan Gayrı Safi Milli Hasıla hesaplanmasında da farklı yöntemler bulunmaktadır. Üretimden dağıtıma kadar gecem süreçte ortaya çıkan tüm ilişkiler ekonomiyi oluşturmaktadır. Geleceğe yönelik ve güçlü ekonomiler oluşturmak için ülke ekonomilerinin kontrol altında tutulmasının önemli bir yeri vardır.

Gelir gider dengesinin de belli bir ölçüde ve dengede tutulması yine önemli bir konudur. Yani kontrollü bir şekilde hareket etmek ve doğru adımlar atmak gerekmektedir. Her ülkede ekonomi ile ilgili bilgi sahibi olmak adına bazı değerler bulunmaktadır. İşte, ekonominin daha doğru bir şekilde ilerlemesi ve geliştirilebilmesi için bu değerler belli aralıklarda tutulmalı ve makul değerlerde kalmalıdır. Bu değerlerden biri de gayri safi milli hasıladır.

Gayri Safi Milli Hasıla Nedir?

Tüm dünyada ülkeler, yıl boyunca yapılan üretimlerin katma değerinden, dış faktörlerden ve de yapılan ithalatlardan elde edilen vergilerden gelir elde etmektedir. Ulusal anlamda açıklanacak olursa genel olarak 1 yıl boyu elde edilen katma değer , gönder ve de mallardan elde edilen gelirler toplamı gayri safi milli hasılayı oluşturmaktadır. Farklı bir şekilde anlatmak gerekirse, yani kısa ve öz bir şekilde anlatmak gerekirse ülkede üretilmiş olan tüm ürünlerden elde edilen gelirin, ülke vatandaşlarının ülke dışında yaptığı yatırımlardan elde edilen gelirin ve de yabancıların ülkemizde yapmış olduğu yatırımlardan elde ettiği kazançların toplamı demektir.

 

Gayri Safi Milli Hasıla Hesaplaması

Gayrı Safi Milli Hasıla Hesaplaması konusunda birçok farklı etmen dikkate alınmaktadır. Hesaplamada kullanılan bazı ana unsurların başında tarım gelmektedir. Daha sonrasında ise sanayi, haberleşme, ulaştırma, inşaat, konut, ticaret ve ithalat vergilerinden oluşan gelirler gelmektedir. Gayrı safi milli hasıla hesaplamasında kullanılan diğer bir değer ise gayrı safi yurt içi hasıladır. Yurt dışında bulunan vatandaşların gelirleri buna eklenmektedir. Daha sonrasında ise yurt içinde yatırım yapmış olan yabancıların gelirleri bundan çıkarılır ve bu şekilde de gayrı safi milli hasıla hesaplanmış olur.

Faiz Oranları ve Enflasyon

Ülkede işlem gören faiz oranları yine ülke içindeki döviz fiyatlarını etkileyen en önemli faktörlerden biridir.  Ülkeler arasındaki Faiz Oranları arasındaki farklar, döviz kurlarının dalgalanmasında etki yaratmaktadır. Uluslararası sermaye ise faizin düşük olduğu ülkelerden yüksek olduğu ülkelere hareket etmektedir. Buna bağlı olarak şunu söyleyebiliriz ki bir ülkedeki faiz miktarının artası demek para değerinin artmasına yol açarken faizin düşmesi de paranın değer kaybetmesine neden olmaktadır.

Enflasyon

Enflasyon, bir ülkedeki enflasyon o ülkedeki mal ya da hizmetlerin fiyatlarının artmasına bağlı olarak oluşmaktadır. Bu durumda artış olduğunda yükselmekte, düşüş olduğunda da paralel bir şekilde hareket ederek düşmektedir. Enflasyon  Artışı için sadece belli bir ürünün fiyat artışı olması yetmez. Genel anlamda bir artış söz konusudur. Bunun yanında tek seferlik ülke genelinde meydana gelen artılar da enflasyonu etkilemez. Yani bir süreklilik olması gerekir. Buna bir örnek vermek gerekirse; aylık enflasyon oranının yüzde 1 olarak belirlenmesi demek; o ay, geçen aya göre ürün ya da hizmetlerin fiyatında yüzde bir oranında artış var demektir. Tabii ki yıllık bazda hesaplandığında, bu oranda bariz bir artış olmaktadır. Yıllık enflasyon oranındaki artış ise bir önceki yıl ile arasındaki farkı göstermektedir.

Enflasyon Düşmesi demek ise vatandaşın alım gücünün artması demektir. Gelirlerin yükselmesi anlamına gelmez. Başka bir deyimle enflasyonun düşmesi demek, fiyatlardaki artışın daha az olması, insanların alım güçlerinde az da olsa artış olması, en azından daha az bir şekilde azalması ve de sonuç olarak refah ve de istikrar anlamlarına gelir.

Merkez bankaları , Enflasyon oranlarındaki artış ve düşüşe göre  hareket etmektedir. Merkez bankasının adımlarını bu şekilde doğrudan etkileyebildiği gibi döviz kuraları üzerinde de gayet etkilidir. Merkez bankasının faiz oranları üzerinde yapacağı işlemler, yani artırımlar ya da indirimler tamamen enflasyon ile doğrudan orantılı bir şekilde  hareket etmektedir. Enflasyon hedefi merkez bankasının hedeflerinden yukarı yönlü hareket ederse bu durumda faizlerde artış söz konusu olacaktır. Aksi durumda ise faizlerde düşüş beklenebilir.

Türkiye Ekonomisi ve Buna Etki Eden Faktörler 2022

Kısacası enflasyonun çıkış sebebi, insanların ürün ve hizmetlere olan talebinin karşılanamaz duruma gelmesidir. Üretim miktarından fazla talebin olması sonucunda üretilen ürünün birim ücretinde de artış meydana gelmektedir. Bu durumda fiyatların genelinde de yükselme oluşması sonucunda enflasyon ortaya çıkmaktadır. Enflasyonun artması ile üretimdeki verimlilik te azalır. Bunun sonucunda da üretici kurum ile aracı kurum arasında maddi akışlar başlar. Enflasyon oranının makul değerinden aşağıya inmesi de mali ve ticari sektörde olumsuzluklara ve dolayısıyla düşüşlere yol açacaktır. En iyisi enflasyonun makul bir seviyede kalmasıdır.

Enflasyon oranlarının optimal bir düzeyde seyretmesi üretimde öngörülebilir düzeyde bir denge sağlarken, verimliliği de arttırmaktadır. Bunun yanında aracı kurumların faaliyetlerindeki verimlilikte de artış meydana getirecektir. Yine enflasyon oranlarının kabul edilebilir düzeylerde seyretmesi sonucunda iç piyasa da canlı kalır ve bu sayede de ekonomik büyümede artışlar gözükmeye başlar. Eğer tam tersi, yani enflasyon oranının yüksek seyretmesi durumunda ülkelerdeki gelir seviyelerinde dengesizlik ve de buna bağlı olarak adaletsizlik oluşur ve bunun sonucunda da ülke istikrarı olumsuz bir şekilde etkilenir. Bugünkü makalemiz Türkiye Ekonomisi ve Buna Etki Eden Faktörler nelerdir başlığını ele aldık. Sabrınız için Teşekkür ederiz.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.