DOLAR 13,7194
EURO 15,5684
ALTIN 786,58
BIST 1.910
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Sağanak Yağışlı
İstanbul
15°C
Sağanak Yağışlı
Paz 14°C
Pts 16°C
Sal 16°C
Çar 14°C

Kara dedeler Olayı Gerçek Mi

Kara dedeler Olayı Gerçek Mi
04.04.2021
982
A+
A-

Kara dedeler Olayı Gerçek Mi

Kara dedeler Olayı Gerçek Mi? Kara dedeler olayı tarihte yaşanmış gerçek hikayeler arasında yer alıyor. 1988 yılında Kırıkkale’nin Lüleburgaz ilçesinin Davutlu köyünde yaşanan bu hikâye uzun yıllar ses getiren ve gazetelere bile konu başlığı olan ilginç ve ürpertici olaylar arasında yer alıyor. Hatta bir dönem korku filmi olarak çekilmiş ve izleyicileri epey korkutmuştur. Filmi izleyen ve ürperen seyirciler karadedeler olayı gerçek mi? Karadedeler olayı kurgu mu şeklinde internette araştırmaya başlamışlardır. Her ne kadar korkarsanız, belki de bu olayın içeriğini öğrenmek için hikâye ve makaleleri ürpererek okusanız da maalesef karadedeler olayı Türkiye’ de yaşayan ürpertici hikayelerden birisidir. Gelelim olayın iç yüzüne ve nasıl geliştiğine….

Kara dedeler Olayının İç Yüzü  

Karadedeler olayı Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesi Davutlu köyünde 1988 yılında yaşanır. Köy sakinlerin bir gün hava karardıktan sonra köye cine benzer varlıkların indiğini görürler. Gördüklerinden o kadar ürperirler ki, köylülerin hiçbiri bir süre evlerinden dışarı adım atamaz hale gelir. Olay ta, gazeteye konu olur. Bir gazeteci de olayı araştırmak için köye gelmeye karar verir. Ve köye gelir. Tüm köy halkı ile tek tek konuşup, röportaj yapar. Sanki herkes önceden anlaşmış gibi gördükleri varlık hakkında gazeteciye aynı bilgileri verir. Gazeteci yaklaşık 2 hafta boyunca elinde kamerası ile köyü dolaşır durur. Ancak ona görünen ne bir cin ya da hayali varlık görünür, ne de korkutucu bir olay yaşar. Daha sonra bir şey bulamayan gazeteci köy halkından küçük bir çocuğa kamerasını vererek, olay olduğunda kaydetmesini söyleyip köyden ayrılır. Gazeteci köyden ayrıldıktan üç gün sonra jandarmalar tarafından göz altına alınır.

Köyde ise olaylar yaşanmaya devam eder. 3 ayrı eve toplam 7 kişi parçalanarak öldürülmüştür. Bu ölülerin içerisinde gazetecinin kamerayı verdiği çocukta vardır.   Köy evinde bulunan cesetleri gazetecinin yaptığı sanılır. Ama gazetecinin masum olduğu anlaşınca  serbest bırakılır 3 Şubat 1989 yılında ise ormanlık meydanda gazetecinin giysileri kamerası ve not defteri bulunur. Fakat gazeteciden ses soluk yoktur. Asla da gazetecinin nereye gittiği nasıl kaybolduğu bulunamamıştır. Olay sırasında gazeteciyi göz altına alan jandarmada psikolojik sorunlar yaşar ve depresyona girerek intihar eder. Söylenenlere göre ar darda yaşanan bu olayları her biri birbirleri ile bağlantılıdır. Bu olayların oluşmasını nedeni ise köyde görülen cine benzer varlıkların olduğuna inanırlar. İnsanı ürperten bu dramın arkasında sis perdesi hakkında hala bir  net ve aydınlatıcı  bir bilgi ya da kanıta rastlanmamış olması cin gibi görünmeyen varlıkların lanetli olduğu inancını ortaya çıkarmaktadır.

Bir İstihbarat Savaşı’nın tam Ortası Mı

Aslına bakarsanız kara dedeler olayında garip bir detay vardır. Çünkü cinler insanın psikolojisini bozmaya neden olsa da şimdiye kadar adam öldürdüğü görülmemiştir. Fakat bazılarının defineciler neden ölüyor diyebilirsiniz. Aslında definecilerin ölümü metan gazından kaynaklanabiliyor olabilir. Şimdi olayın ayrıntıların dönelim gazetecini kaybolması, jandarmanın intihar etmeye kalkışması ve benzeri olaylar bu kişilerin bir istihbarat savaşının ortasında kalmasına işaret ediyor. Bilinmemesi gereken şeyleri öğrenmeye kalkmak ya da devlet sırrını öğrenek gibi eylemlere verilecek en büyük ceza ölümdür. Bu nedenle devlet sırrını erişenlerin mutlaka iyi bir korumaya ihtiyacı vardır.

Tuzla Haberleri

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.